Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2431 E. 2024/2385 K. – Mirasın Hükmen

Konu: Mirasın Hükmen Reddi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2431
Karar No
2024/2385
Karar Tarihi
Konu
Mirasın Hükmen Reddi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2186 E., 2023/78 K. DAVALILAR : ... vekilleri Avukat ... vd., Yapı ve ... Bankası A.Ş. vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 29.12.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/550 E., 2020/181 K. Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kardeşi olan muris ...'nin 02.07.2014 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin murisle çok uzun zamandır görüşmediğini, davalılar tarafından murisin borçları nedeni ile müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, icra takibine müvekkili tarafından itiraz edildiğini; fakat davalı banka tarafından müvekkili aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, müvekkilinin murisin borcundan haberdar olmadığı için yasal süre içinde mirasını reddetme hakkını kullanamadığını, murisin borcu karşılayacak yeterli mal varlığının da bulunmadığını belirterek, mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından mirasın reddi yönünden hak düşürücü sürede davanın açılmadığını, müvekkili Bankanın murisin ölümü ile davacıya borcu bildirme yükümlüğünün bulunmadığını, terekenin borca batık olduğunun mahkemece tespitinin gerektiğini; ancak terekenin borca batık olmadığını, itirazın iptali davasında hazırlanan bilirkişi raporunda terekenin borca batık olmadığının bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davalı müvekkilinin davanın açılmasında kusurlu bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ...Ş. vekili ise cevap dilekçesinde özetle; yasal mirasçı olan davacının üç aylık hak düşürücü süre olan ret süresi içerisinde mirası reddetmediğini, terekenin borca batıklığının ve davacının terekeyi benimseme anlamına gelecek davranışlarda bulunup bulunmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli ve 2017/550 Esas, 2020/181 Karar sayılı kararı ile; "...yapılan araştırmalara neticesinde ...murisin vefat tarihi itibariyle aktif mal varlığının bulunmadığı... bu sebeple terekenin açıkça borca batık olduğu..." gerekçesiyle "...davanın kabulü ile mirasın davacı tarafından hükmen reddedildiğinin tespitine ..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilleri ayrı ayrı verdikleri dilekçeler ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davalı ...Ş vekili ile davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçelerinde, davaya cevap dilekçelerinde dayandıkları nedenleri tekrar ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2023 tarihli ve 2021/2186 Esas, 2023/78 Karar sayılı kararı ile; "...ilk derece mahkemesince terekenin borca batık olup olmadığı hususunun tespiti açısından gerekli araştırmanın yapılarak, murisin vefat tarihi itibariyle terekenin borca batık olduğunun tespit edildiği ...davacının mirası kabul anlamına gelecek bir davranışda bulunmadığı...davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı..." gerekçeleriyle "...istinaf taleplerinin esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının üç aylık hak düşürücü süre olan ret süresi içerisinde mirası reddetmediğini, Mahkemece bu hususun re'sen incelenmesi gerektiğini ve bu husus incelenmeden hüküm kurulduğunu, terekenin borca batık olmadığını, eksik inceleme yapıldığını, itirazın iptali dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda terekenin borca batık olmadığının tespit edildiğini, raporda murisin aktifi ve pasifinin sıfır olarak gösterildiğini, bu tespite bağlı olarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci ve 610 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2431, K. 2024/2385, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-2431-e-2024-2385-k-4c497c20648f