Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/1786 E. 2024/3703 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1786
- Karar No
- 2024/3703
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2445 E., 2022/2030 K. DAVA TARİHİ : 20.11.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/890 E., 2021/654 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden taraflardan gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kayden maliki olduğu dava konusu 16958 ada 17 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından mıcır dökülmek suretiyle müdahale edildiğini ve ihtarnameye rağmen müdahalenin sonlandırılmadığını belirterek el atmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesi kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, haksız ve kötü niyetli bir işgalin söz konusu olmadığını, taşınmazın çok cüzi bir bölümünde ufak bir müdahale olduğunu, bunların da süratle kaldırıldığını, davacı ile görüşmeler yapıldığını ve davalı Şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalı tarafın söz konusu beyanlarının yerinde görülmediği, davalının cevap dilekçesinde açıkça müdahalede bulunulduğu ve taşınmazdaki hafriyatın davalıya ait olduğunu kabul ettiği, beyanlarda geçen yazılarda davacıya ait taşınmazdan söz edilmediği, davalı Şirkete ait alan üzerindeki hafriyattan bahsedildiği, dava konusu taşınmazın 153/175 hissesinin davacıya ait olduğu, 264/2100 hissesinin ise dava dışı Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunduğu, taşınmazda davalı şirketin hissesinin olmadığı, söz konusu yazının müdahalenin varlığını haklı göstermeyeceği, davalı tarafça taşınmaza mıcır dökülmesi suretiyle müdahalede bulunulduğu, müdahalenin haksız nitelikte olduğu ve infaz aşamasında belli olacak şekilde eski hale getirme bedelinin hüküm altına alınmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, 27.07.2020 tarihli raporda A harfi ile gösterilen 1578,02 m²'lik kısma yapılan toplam 17.212,00 metreküplük mıcır yığınının davalı tarafça kaldırılarak taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil Şirketin taşınmaz üzerine dökülen hafriyat atıklarının maliki olmadığını, davaya konu yerin çok büyük bir alan olup bir kısmının müvekkili Şirketin mülkiyetinde bir kısmının ise Orman Bakanlığının ve Hazinenin mülkiyetinde bulunduğunu, bu alanda müvekkili Şirketin kuvars madeni ve bir kısım başka maden işletmeciliği yaptığı gibi bir kısmınında ilgili kurum tarafından hafriyat döküm alanı olarak tasarruf edildiğini, bu yerin zamanla dökülen hafriyatın, çıkarılan madenin çokluğu ve bu malzemelerin aynı anda işlenemiyor olmasından dolayı bir birine karışarak kocaman bir dağ halini aldığını, müvekkil Şirketin yargılama esnasında hafriyat atığının kime ait olduğunu bilemediği için kendisine ait olduğunu zannederek taşınmaz üzerinde bulunan hafriyat atıklarını temizlemeye ve taşınmazı hafriyat atıklarından kurtarmaya çalışırken İstanbul Valiliği Adına Maltepe Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından 10.03.2021 tarihli ve 88589375-000 sayılı yazının davalıya tebliğ edildiğini, ilgili yazıda çalışmanın durdurulması aksi takdirde suç işlenmiş sayılacağı ve gerekli davaların açılacağının bildirildiğini, söz konusu yazı ile davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan hafriyat atıklarının müvekkile ait olmadığı, atıkların Kartal-Kadıköy metro inşaat çalışmaları sırasında çıkan ve sahaya getirilen malzeme olduğunun kesin olarak belirlendiğini, İlk Derece Mahkemesince bu durumun hiç dikkate alınmadığını, davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda hafriyat bedelini yüksek hesapladığını, taşınmaz üzerinde bahsedildiği kadar hafriyat atığı bulunmadığını, bilirkişilerin hiç bir ölçüm yapmadan rastgele uzaktan bakarak rapor hazırladıklarını, gerçek ölçümlerin yapılması halinde varılan sonucun bu olmayacağını, zira taşınmazın üzerinde müvekkiline ait olmayan az miktarda hafriyat atığı bulunduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “... davacının kayden maliki olduğu davaya konu...16958 ada 17 parsel sayılı taşınmazda yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenen 27.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 1578,02 m²'lik kısma toplam 17.212,00 metreküplük mıcır yığını dökülmek suretiyle davalı Şirket tarafından müdahalede bulunulduğu, hafriyat atıklarının taşınmazda halen mevcut olduğu, bilirkişi raporunun hükme elverişli ve denetime açık olduğu...” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 683 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.