Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6965 E. 2023/6307 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6965
- Karar No
- 2023/6307
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1345 E., 2022/1242 K. KARAR : Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak hakkında yeniden hüküm kurulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/143 E., 2020/1029 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, terditli olarak muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın muhdesatın tespiti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak hakkında yeniden hüküm kurulmasına, terditli davanın kısmen kabulüne, tapu iptal ve tescil isteminin feragat nedeniyle reddine, muhdesatın tespiti isteminin kabulü ile ... Köyü 113 ada 13 parsel sayılı taşınmazda 02.04.2019 tarihli raporda A harfi ile gösterilen 4.144,67 m2 yer üzerindeki kapama karışık meyve bahçesi ile B harfi ile gösterilen 978,10 m² yer üzerindeki kapama karışık meyve bahçesinin davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davalılardan Gökçebağ Belediyesine yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı Hazineye ait olan ve Ilısu Barajı nedeniyle kamulaştırma kapsamına alınan dava konusu taşınmazı 30 yıldır müvekkilinin kullandığını, taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının müvekkiline ait olduğunu belirterek, 5329,08 m² taşınmazın müvekkili adına tapuya tescilini, tescil talebinin yerinde görülmemesi halinde meyve ağaçlarının müvekkiline aidiyetinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep savunmuştur. Davalı ... Belediyesi süresi içinde davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli ve 2021/1345 Esas, 2022/1242 Karar sayılı kararıyla; mahalli bilirkişilerin anlatımları ve dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın yaşları göz önüne alındığında dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan meyve bahçesinin davacının olduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, tapu iptal tescil talebinin feragat nedeniyle reddine, muhdesatın tespiti talebinin kabulü ile 113 ada 13 parsel sayılı taşınmaz kapsamında bulunan ve 02.04.2019 tarihli raporu ve ekli krokisinde A harfi ile gösterilen alanda taban alanı 4.144,67 m2 olan taşınmaz üzerindeki kapama karışık meyve bahçesi ile B harfi ile gösterilen alanda taban alanı 978,10 m2 olan taşınmaz üzerindeki kapama karışık meyve bahçesinin davacıya ait olduğunun tespitine, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine AAÜT gereği 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf başvurusunda; davanın terditli bir dava olduğunu ve kısmen reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu, terditli dava türünde öncelikli talebin kabul edilmemesi ve terdiden istenen talebin kabul edilmesi halinde davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmemesi halinde davalı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini, ayrıca davanın muhdesat yönünden kabul edilmesine rağmen yargılama giderlerinin müvekkili üzerinde bırakılmış olmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda; açılan davanın iki talep arasında bağlantı bulunmadığından terditli dava olamayacağını, davacının müvekkili Hazine adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki tasarrufunun kötü niyetli olduğunu, kötü niyetin hukuk düzeni tarafından korunmaması gerektiğini, bilirkişi raporlarının hukuka aykırı, bilimsellikten uzak, soyut olduğunu, meyve ağaçlarından uzunca bir süre gelir elde edilemediğinin bilinen bir gerçek olduğunu, objektif değer artışının çok yüksek belirlendiğini, lehlerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin tarifeye aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile terditli davaların niteliği gereği her iki istek konusunda olumlu hüküm kurulmasının olanaksız olduğu, kademeli isteklerden birinin reddedilip diğer isteğin kabul edilmesi halinde reddedilen istek bakımından ayrı bir vekalet ücreti tayin ve takdir edilmeyeceğine göre, tapu iptali ve tescil talebinin feragat sebebiyle reddinden dolayı davalı Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmadığı, kadastro sonucunda muhdesatın bulunduğu taşınmazın ham toprak vasfıyla hazine adına tescil edildiği, halen baraj gölü olarak tapuya kayıtlı olduğu, bu nedenle davalı Hazine'nin davanın mahiyeti gereği yasal hasım olmaması nedeniyle yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu, öte yandan dava konusu taşınmaz Hazine adına tapulu olup, eldeki dava tapu kayıt malikine karşı açılabilecek davalardan olduğundan, davalılardan ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak hakkında yeniden hüküm kurulmasına, terditli davanın kısmen kabulüne, tapu iptal ve tescil isteminin feragat nedeniyle reddine, muhdesatın tespiti isteminin kabulü ile Gökçebağ Köyü 113 ada 13 parsel sayılı taşınmazda 02.04.2019 tarihli raporda A harfi ile gösterilen 4.144,67 m2 yer üzerindeki kapama karışık meyve bahçesi ile B harfi ile gösterilen 978,10 m² yer üzerindeki kapama karışık meyve bahçesinin davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davalılardan Gökçebağ Belediyesine yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, AAÜT'nin 13 üncü maddesi gereği hesaplanan 24.535,42 TL vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili; davacının müvekkili Hazine adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki tasarrufunun kötü niyetli olduğunu, kötü niyetin hukuk düzeni tarafından korunmaması gerektiğini, bilirkişi raporlarının hukuka aykırı, bilimsellikten uzak, soyut olduğunu, meyve ağaçlarından uzunca bir süre gelir elde edilemediğinin bilinen bir gerçek olduğunu, objektif değer artışının çok yüksek belirlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali tescil, olmadığı takdirde muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684 üncü, 718 inci, 724 üncü, 728 inci, 729 uncu ve 1012 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.