Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6770 E. 2024/248 K. – Tenkis

Konu: Tenkis

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6770
Karar No
2024/248
Karar Tarihi
Konu
Tenkis

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/289 E., 2022/703 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/12 E., 2019/302 K. Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası muris Kamil'in sağlığında müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla dava konusu 310 parsel sayılı taşınmazdaki 158650/218650 hissesini ..., ... ve ...'a devrettiğini, vefatı sonrası veraset ilamını alıp tapuya gittiğinde kendisine intikal edecek hiçbir taşınmazın olmadığını anladığını belirterek, müvekkiline ait saklı payın tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazdaki hissenin 20 yıl önce devredildiğini, bu devirden davacının haberdar olduğunu, murisin 09.07.2014 tarihinde vefat ettiğini, davanın 1 yıl içerisinde açılması gerekirken süresinden sonra açıldığını, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, pasif husumet bulunmadığından husumetten reddini ve davacının dilekçesindeki iddiaları hukuka aykırı olduğundan esastan reddini istemiştir. 2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazdaki hissenin 20 yıl önce devredildiğini, murisin 09.07.2014 tarihinde vefat ettiğini, davanın murisin ölümünden itibaren 1 yıl içerisinde açılması gerekirken süresinden sonra açıldığını, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddini ve sonrasında esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tanık beyanlarına göre davacının ölüm tarihinden önce devri bildiği, murisin ölüm tarihinin 09.07.2014 olduğu, murisin ölüm tarihinde saklı payın ihlal edildiğini öğrendiği ve davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 1.Müvekkilinin, babasının vefatı sonrası veraset ilamını alıp tapuya gittiğinde kendisine miras sebebiyle intikal edecek hiçbir taşınmazın bulunmadığını, saklı payının zedelendiğini, veraset ilamının 29.03.2016 tarihinde alındığını, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, 2. 15.03.2018 tarihli duruşmanın 3 No.lu ara kararında, hak düşürücü süre itirazının reddine karar verildiğini, ancak hakimin değişmesi ile mahkemenin kendisiyle çelişen bir karar verdiğini, 3.Tanık beyanları ile murisin diğer mirasçılarından mal kaçırmak için devir yaptığının sabit olduğunu, 4.Mahkemenin esas ile ilgili araştırma yapmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya içeriği, toplanan deliller, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçe ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki sebepler ile verilmiş kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 560, 561, 565 ve 571 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6770, K. 2024/248, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-6770-e-2024-248-k-af8cb157a650