Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6750 E. 2023/6490 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6750
- Karar No
- 2023/6490
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1053 E., 2022/1201 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıoğlan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/139 E., 2022/43 K. Taraflar arasındaki harici satım sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil, ikinci kademede taşınmaz üzerine inşa ettiği bina nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ...'in müvekkilinin kayınpederi olduğunu, davalının Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mah., 167 ada 1 parselde kayıtlı 931,6 metrekare yüz ölçümlü arsayı ihale ile Sarıoğlan Belediyesi'nden aldığını, daha sonra müvekkiline 20.000,00 TL bedelle sattığını ancak Sarıoğlan Belediyesi'nin taşınmaz üzerinde 10 yıl süreyle başkasına satılamayacağına dair şerhi bulunduğu için müvekkiline tapuda devir işlemi yapılamadığını, müvekkilinin bu taşınmaz üzerine kendi birikimleri ve imkanları ile bir ev inşa ettiğini, davalının dava konusu taşınmazın ve üzerindeki evin davacı ... ile eşi olan davalının kızı ...'a ait olduğuna dair 15.08.2016 tarihli belgeyi imzalayarak müvekkiline verdiğini, davalının kızı ... ile davacı ... arasında çıkan huzursuzlar nedeniyle boşanma aşamasına gelinmiş olması sebebiyle dava konusu taşınmazın müvekkiline devredilmediğini, bu nedenle dava konusu arsa ve evin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline; bu talepleri reddedilecek olur ise; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından yaptırılan ev ve arsanın bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacak değeri üzerinden şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde: “miras ... için protokol” başlıklı 15.08.2016 tarihli adi yazılı sözleşmeden açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilinin, dava konusu taşınmazı miras hakkına karşılık olarak kızı ...'a bıraktığını, damadı davacı ...'ın isminin ise sehven sözleşmeye yazıldığını, bahse konu sözleşme incelendiğinde herhangi bir bedel kararlaştırılmadığının anlaşılacağını, bu nedenle davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı tarafça 15.08.2016 tarihli "miras ... için protokol" başlıklı belge dosyaya sunulmuş ise de; geçerli bir miras paylaşım sözleşmesinin ifasının istenebilmesi içn mirasın açılmış olması gerektiği ve 4721 sayılı TMK'nun 699 uncu maddesi hükmüne göre ölüm ile miras açılacağına göre hayatta olan murise ait dava konusu taşınmaza dair düzenlenen miras paylaşım sözleşmesine göre ifanın istenemeyeceği, ayrıca taşınmaz devir ve alım satım işlemi resmi şekilde yapılmadığı sürece geçerli olmayacağından davacının tapu iptal tescil talebinin reddine, yine davacı tarafça dava konusu taşınmazın arsasının 20.000,00 TL karşılığında davalıdan satın alındığı söylenmiş ise de; dinlenen tanık beyanları ve sunulan belgelerden arsa bedeli karşılığında 20.000,00 TL verildiği hususu davacı tarafça ispatlanamadığından arsa bedelinin tazmini yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiş, dinlenen davacı tanıklarının dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının davacı ve eşi ... tarafından yaptırıldığını beyan etmeleri, davalı tanıklarının ise evin kim adına kim tarafından yaptırıldığını bilmediklerini söylemeleri ve 15.08.2016 tarihli miras ... için protokol başlıklı belge uyarınca dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının davacı ve eşi tarafından yaptırıldığının anlaşılması nedeniyle yapının değerinin yarı oranında (49.500,00 TL) davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tapu iptali tescil taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin dosyada mevcut 15.08.2016 tarihli belgenin niteliğini hatalı olarak değerlendirdiğini, zira belgenin düzenlenme tarihi, düzenleniş tarzı ve içinde geçen ifadelerden miras paylaşım sözleşmesi olmadığının aşikar olduğunu, taşınmaz üzerindeki evin müvekkili tarafından davalıdan haricen satın alınmış bir ev olmayıp taşınmaz üzerine müvekkili tarafından yaptırılan bir yer olduğu için evin taraflar arasında bir alım satıma konu olmadığı, bu nedenle de alım satım işleminin resmi şekilde yapılması kuralının bu durumda uygulanmayacağını, dava konusu arsanın bedelinin tazminine yönelik taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kendisine ait olmayan bir arsa üzerine ev yaptırmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu arsayı kayınpederi olan davalıdan satın aldığını, bedelini ödediğini, ancak kayınpederi olan davalıdan ödemeye ilişkin belge almadığını, yerel mahkemece her ne kadar tanık beyanları ile ödeme hususunun ispatlanamadığı denilse de tanıklara bu husus hakkında soru sorulmadığını, bu nedenle yerel mahkemece eksik inceleme sonucu arsa bedelinin tazminine yönelik talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, evin değerinin tespiti için yaptırılan keşif ve aldırılan bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların yerel mahkemece dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu evi ... Cerit isimli şahsa yaptırdığını, dosya kapsamında yer alan sözleşmeden de bu durumun açıkça anlaşıldığını, zaten ... Cerit'in beyanında yapıyı kendisinin inşa ettiğini ve inşa masraflarının tamamını müvekkilden aldığını ifade ettiğini, dosya kapsamında tanık olarak dinlenen şahıslardan hiçbirinin söz konusu yapının inşası için yapılan masrafların kısmen dahi olsa davacı tarafından karşılandığı yönünde bir beyanda bulunmadığını, yapının davacı ve müvekkilinin kızı adına yaptırılması, inşa masraflarının onlar tarafından karşılandığını kabul için kesinlikle yeterli olmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz harici satış sözleşmesinin düzenlendiği tarih olan 15.08.2016 tarihinde tapuda kayıtlı olması sebebiyle tapulu taşınmazın devri resmi şekilde yapılmadığından taraflar arasındaki harici sözleşmeye değer verilemeyeceğinden dolayı bu sözleşmeye dayalı olarak tescil talep edilemeyeceği, taraflar arasında düzenlenen 15.08.2016 tarihli miras ... için protokol başlıklı belge uyarınca ve yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre de dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının davacı ve eşi tarafından yaptırıldığının kabulü ile bilirkişi tarafından belirlenen dava konusu taşınmaz üzerindeki yapı değerinin yarı oranında davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı yerinde olup taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu arsanın müvekkili tarafından davalı kayınpederinden satın alındığı ve parasının ödendiği konusunda tanıklara soru sorulmadığını, dolayısıyla eksik inceleme yapıldığını, arsa üzerine müvekkili ve dava dışı eşi ... tarafından yapıldığı sabit olan evin değerine yönelik olarak yerel mahkeme nezdinde yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine yöneliktir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89 uncu maddeleri, 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı tanıklarının mahkemece alınan beyanlarında dava konusu arsayı haricen satın almak için davacı tarafından davalıya para ödenip ödenmediğini bilmediklerini açıkça söylemiş olmaları, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.