Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6202 E. 2023/6206 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6202
Karar No
2023/6206
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/420 E., 2022/545 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/880 E., 2021/1853 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Mardin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1461 ada 1 parselde kaim arazinin müvekkili tarafından yaklaşık 100 yıldan beri ekilip biçildiğini, arazinin müvekkilinden önce babası ve dedesi tarafından da ekilip biçildiğini, bu sebeple arazinin müvekkilinin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kadastro Kanunu gereği 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibariyle Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gerekçesi davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkilinin yılardır zilyetliğinin mevcut olduğunu, 2. Söz konusu taşınmazın müvekkilinin ataları tarafından 100 yıldan beri kullanıldığını, 3. Mahkemenin hiç bir araştırmaya girmeden davayı zamanaşımından red etmesinin hukuka aykırı olduğunu, 4. Yerel mahkemenin en azından davaya konu olan arazi için keşif yapabileceğini, keşif yapmadan davayı ret etmesinin hukuka aykırı olduğunu, 5. Bir yerin uzun yıllar harman yeri olarak kullanılmasının o taşınmazın zilyetliğinin elinde bulundurulması için yeterli bir koşul olarak kabul edildiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapuya tescil tarihi olan 01.05.1997 ile dava tarihi olan 27.08.2021 tarihi arasında Kadastro Kanunu 12/3 üncü fıkrasında öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6202, K. 2023/6206, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-6202-e-2023-6206-k-e42375eec2c5