Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5980 E. 2022/7201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5980
Karar No
2022/7201
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.07.2013 tarihinde verilen dilekçeyle miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 09.06.2015 tarihli kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R I. DAVA Davacı vekili, müvekkilin murisinden kalan arsa üzerine yapılan binada mirasçılara düşen dairelerin 09.02.2010 tarihli tutanakla aralarında paylaşıldığını ve tüm mirasçıların davalı ...'e vekaletname verdiklerini, davalı ...’in aldığı vekaleti kötüye kullanarak müvekkiline ait hisseyi kendi üzerine tescil ettirdiğini ileri sürerek Kahramanmaraş ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 4766 ada 3 parsel 1. Blok 1 numaralı bağımsız bölümde bulunan dükkan vasıflı taşınmaz üzerinde davalı adına kayıtlı 2/11 hissenin iptali ile müvekkil adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yasal miras payı dikkate alınarak, hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Dava dışı ... ve davalı ...’den satın aldığı hisselerin hesaplamada dikkate alınmadığını, b.Dava dışı ... ... de davaya dahil edilerek hisse bedelinin talep edilmesi gerektiğini, c.Lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, d.Davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalılardan nasıl tahsil edileceğinin hükümde açıklanmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK ), ilgili maddeleri şöyledir: “I. Paylaşma sözleşmesi Madde 676.(Eski 611 Md) Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. “II. Miras payı üzerinde sözleşme Madde 677- Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar. III. Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler Madde 678- Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir.” 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Miras payının devri açılmış miras payının devri şeklinde gerçekleşebileceği gibi açılmamış miras payının devri şeklinde de gerçekleşebilir. 3. Miras ölümle açılır ve herhangi bir işleme gerek olmadan kendiliğinden bir bütün olarak mirasçılara intikal eder. Mirasçılar miras yoluyla kendilerine intikal eden hakları ister diğer mirasçılara isterse mirasçı olmayan kişilere bedelli ya da bedelsiz olarak devredebilirler. TMK’nın 677/1 inci maddesi gereğince, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. 4. Açılmamış mirasta, miras payının devri sözleşmesi mirasbırakanın ölümünden önce gerçekleşen bir hukuki işlemdir. Açılmamış miras payını devralan mirasçının sadece kendisine devredilen haklara yönelik bir alacak ... söz konusudur. Açılmamış miras payının devri sözleşmesi mirasçılar arasında yapılmış ise adi yazılı şekilde yapılması yeterlidir. Resmi şekil koşulu aranmaz. TMK’nin 678 inci maddesinde mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmelerin geçerliği mirasbırakanın katılımı veya iznine tabi kılınmıştır. 5. Miras yoluyla intikal eden malda iştirak çözülmüş ve paylı olarak tapu siciline tescil edilmişse o mal artık tereke malı olmaktan çıkar ve TMK’nın 676 ncı maddesinde gösterilen şekilde taksime konu olamaz. (13.09.1995 tarihli ve 7830 Esas, 8711Karar sayılı Yargıtay 2. Hukuk Dairesi )Dava konusu taşınmaz üzerinde paylı mülkiyet oluşmuşsa miras taksim sözleşmesine dayalı tescil istenemez. Tarafların murisi 08.03.2005 tarihinde vefat etmiştir. Davaya konu taşınmaz muris ...’a aitken, 07.08.2007 tarihinde yapılan intikal ve 18.10.2007 tarihinde kat irtifakı tesis edilmesiyle tereke malı olmaktan çıkmış, müşterek mal haline dönüşmüştür. Bu tarihten sonra yapılan açılmış miras pay devri sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, hüküm bozulmuştur. V. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. (2,3,4,5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5980, K. 2022/7201, T. 24.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5980-e-2022-7201-k-1f431d7ce689