Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5555 E. 2023/6404 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi, Kâl Ve Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5555
Karar No
2023/6404
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi, Kâl Ve Ecrimisil

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1585 E., 2022/1163 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karataş Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/6 E., 2021/110 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile kâl talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 285 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin müvekkillerine ait olduğunu, bu taşınmaza komşu olan parselin ise mülkiyetinin Hazineye ait olduğunu ve müvekillerine ait taşınmaza 16.950,00 m² tecavüz edildiğini, her iki taşınmaz arasına tel çit çekildiğini, davalı kuruma haksız işgallerini sonlandırmaları için noter aracılığı ile ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen davalı kurumun tecavüze devam ettiğini ileri sürerek müdahalenin men’ine ve 500,00 TL ecrimisile karar verilmesini talep etmiş, aşamada ecrimisil talebini arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 285 parsel sayılı taşınmazda davalı tarafın hissesinin olmadığı, davacılar ile arasında kira sözleşmesi veya başkaca bir hukuki ilişki bulunmadığı, davalıya ait komşu 610 parselin bu taşınmazın fen bilirkişi raporunda krokide yeşil renkle taralı A harfi ile gösterilen 19.177,58 m²'lik kısmına geçerli bir hukuki sebebe dayanmaksızın müdahale ettiği, davacının kâl talebine ilişkin davasını geri aldığı, davalının geri almayı-vazgeçmeyi kabul ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının el atmasının önlenmesine, 2.293,43 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, davacı vekili lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, bilirkişi raporuyla hüküm tesis edildiğini, yoğun talepler üzerine tarım alanına yaban domuzlarının geçişini önlemek için ormanın kenarına kafes tel çekildiğini, amacın vatandaşın arazisinin ekimini engellemek değil, yaban domuzlarının tarım alanlarına verdikleri zararın önüne geçmek olduğunu, ayrıca telin çekildiği kısmın ağaçlık olması nedeniyle orman sahası sanılarak telin oradan çekildiğini, parselin bulunduğu alana çok yakın bir kısımda ormana giriş noktası bulunduğunu, oradan alana girmesinde herhangi bir sıkıntı olmadığını, davanın geri alınmasında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılara ait arazinin bir kısmına bilirkişi raporlarında belirtilen şekilde tel çit çekilmek ve ormanlaştırılmak suretiyle el atıldığı, yapılan yargılama sonunda el atma yönünden ve ecrimisil yönünden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yine tel çit yönünden davacı tarafın kal talebine ilişkin davadan vazgeçtiği, davalı tarafça vazgeçmenin kabul edilmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde ve davalı taraf lehine vekalet ücreti verilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı, Avukat Asgari Ücret tarifesi uyarınca men edilen yerin değeri ve ecrimisil miktarı üzerinden hesaplanan vekalet ücretinde bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 inci bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki beyanlarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet ... gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet ... herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5555, K. 2023/6404, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5555-e-2023-6404-k-5d1c20a50780