Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5302 E. 2023/6184 K. – Muhdesat Şerhini

Konu: Muhdesat Şerhinin Düzeltilmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5302
Karar No
2023/6184
Karar Tarihi
Konu
Muhdesat Şerhinin Düzeltilmesi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/761 E., 2022/793 K. KARAR : İstinaf talebinin kabulüyle kararın kaldırılması, davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/35 E., 2022/30 K. Taraflar arasındaki muhdesat şerhinin düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar; dava konusu 143 ada 1 parsel sayılı taşınmazın babaları ...'den kaldığını, taksim yapmadıklarını, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın davalı adına yazıldığını ileri sürerek taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında mirasçılar adına tapuya kayıt ve tescil edilmesini talep etmiş, davacılar vekili ön inceleme duruşmasında; “Tapu kaydında yığma ev ve tarlası” vasfında görünen taşınmazın ortak muris olan babaları ... adına kayıtlı olduğu ancak muhdesat bilgileri kısmında; krokisinde A harfi ile gösterilen yığma evin ...'e ait olduğu, krokisinde B harfinde gösterilen evin ise ...'e ait olduğu’ şeklinde şerhin bulunduğunu, taşınmazda ...'in evinin bulunduğunu ancak B harfi ile gösterilen yığma evin müvekkilinin babası ... tarafından yapılan ev olup tüm mirasçılara ait olduğunu belirterek davanın bu hususa ilişkin olduğunu beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın tarafların murisi adına kadastro tespitinin yapıldığı, dava tarihindeki durum itibarıyla tapudaki intikal işlemlerinin yapılmamış olduğu, davacının mirasçılar adına tapuya tescil talebinin Tapu Müdürlüğünde gerçekleştirilecek intikal işlemiyle de gerçekleştirilebileceği, tapu iptali ve tescil davasının görülmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dilekçesinde esasında gerçek amacının taşınmazın üzerindeki evin mülkiyeti ile ilgili olduğunu, müvekkilinin dilekçesinde ısrarla evin babasından kaldığını ve tüm kardeşlerin hakkının olduğunu belirttiğini, davanın başlangıça tapu iptal davası olarak açıldığını ancak ilerleyen süreçte muhdesatın aidiyetinin tespiti davasına yönelik işlemlerin gerçekleştirildiğini, bu amaçla keşif yapıldığını ve tanık dinlendiğini, Mahkemece tahkikat aşamasında muhdesatın aidiyetinin belirlenmesine yönelik işlemler gerçekleştirildiğinden sadece tapu iptal yönünden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda davacı tarafından usulüne uygun ıslah yapılmadığının belirtildiğini, davacının muhdesatın aidiyetinin belirlenmesine yönelik yapmış olduğu talep ve bu talep neticesinde gerçekleştirilen işlemlerin bu işlemlere sebep olan davacı talebinin ıslah mahiyetinde olduğunu, Mahkemenin bu işlemleri dikkate alıp bunları yerine getirmesi sonrasında da böyle bir talebin olmadığından bahisle hüküm vermesinin hem yasaya, hem de usul ekonomisine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1 parsel No.lu taşımazın dava tarihinde ... adına kayıtlı olduğu, muhdesat bilgileri hanesinde krokisinde A harfi ile gösterilen evin, ... oğlu ... adına, krokisinde B harfi ile gösterilen yığma evin davalı ... adına şerh edildiği, davacı vekilince ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı, dava tarihinde taşınmaz muris ... adına ise de, dava tarihinden sonra 30/03/2021 tarihinde mirasçıları adına intikal gördüğü, satış suretiyle pay temliki işlemleri yapıldığı, muhdesatın da aynı şekilde varlığını koruduğu, davanın muhdesata ilişkin olduğu, tüm mirasçıların muvafakatini almak veya terekeye temsilci atanmak üzere davacıya süre verildiği, diğer hissedarların ayrı ayrı verdikleri dilekçelerde bu yapının muris tarafından davalı ...'a bırakıldığını, onun da tamir ve tadilat yaptırdığını beyan ettikleri, keşif sırasında dinlenen gerek davacı, gerekse davalı tanıklarının B harfi ile gösterilen yığma evin muris tarafından davalı ...'a bırakıldığı ya da evin ona ait olduğuna ilişkin beyanlarının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ıslah dilekçesi vermediğini, tapu iptali olarak davanın açıldığını, kendilerinin de muvafakatı olmadığını, murisin paylaştırma yaptığını ve müvekkiline kaldığını muhdesatın, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının hukuki yararı olmadığını eldeki davayı açmakta belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesat şerhinin terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684 üncü maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718 inci maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların mülkiyetinin kural olarak arzın mukadderatına tabi olacağı, muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemeyeceği, aksine bir kanun hükmü bulunmadıkça muhdesatların mülkiyetinin taşınmazın malik veya maliklerinden başka birisine veya maliklerden bir veya birkaçına ait olduğunun tespitinin dava edilemeyeceği, mahkemelerce de bu sonucu doğuracak şekilde hüküm verilemeyeceği kuşkusuzdur. Kural bu olmakla birlikte, ana taşınmazın değerinde artışa neden olan bina, ağaç vesaire gibi bütünleyici parça niteliğinde muhdesat bulunan taşınmazların ortaklığının satış yolu ile giderilmesinin istenilmesi halinde, muhdesatların kime ait olduğu hususunda tapu kaydında şerh bulunmaması veya tüm paydaşların bu konuda ittifak etmemesi nedeniyle tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğu kabul edilmektedir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5302, K. 2023/6184, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5302-e-2023-6184-k-edac2a3229a7