Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1146 E. 2024/3950 K. – Munzam Zarar
Konu: Munzam Zarar
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1146
- Karar No
- 2024/3950
- Karar Tarihi
- Konu
- Munzam Zarar
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/519 Esas, 2022/1784 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/414 E., 2020/473 K. Taraflar arasındaki munzam zarar davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.05.2024 günü hazır bulunan davalı vekili Av. ..., fer'i müdahil TMSF vekili Av. ...., fer'i müdahil Oyak vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Yurtbank A.Ş.'nin Küçükyalı Şubesine 01.12.1999 tarihinde 161.016,00 TL mevduatını vadeli olarak yatırdığını, müvekkilinin parasının Yurt Security Off Shore Ltd. adlı bankaya ait hesaba usulsüz bir şekilde aktarılarak buradan da banka yönetimi tarafından banka iştiraki grup şirketlere kredi olarak verildiğini, banka yönetimine el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığını, müvekkilinin alacaklarının avans faiziyle ödendiğini ancak paranın satın alma gücündeki düşüşü nedeniyle faiz ile karşılanmayan munzam zararı oluştuğunu, hükmedilen temerrüt faizinin paranın satın alma gücündeki azalmayı telafi etmeyeceğinin açık olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalardaki beyanlarında davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil TMSF vekili; zaman aşımı ve hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, munzam zararı talep edebilmesinin koşullarının oluşmadığını, zararın ispatlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3. Feri'i müdahil OYAK vekili; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiası soyut beyana dayanmakta olup zarara uğradığını somut verilerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; munzam zararın somut olarak ispatlanmadığından davanın reddine yönelik verilen mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gibi verilen bu kararın müvekkillerinin hak arama özgürlüğünü ve mülkiyet hakkını da ihlal ettiğini, aradan geçen on altı yıl içinde enflasyon karşısında müvekkilinin alım gücünün düştüğünü, bu durumun munzam zararın varlığını ispata yeterli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın konusunun para alacağı olması sebebiyle nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın vekâlet ücreti yönünden kaldırılmasını ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faizi aşan munzam zararın, genel ekonomik olumsuzluklar dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiği, ancak davacı tarafından zarar olgusunun yasal çerçevede ispatlanamadığı, davanın tümüyle reddedildiği gözetildiğinde, kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan harç alınmasına yer olmadığına, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı ING Bank A.Ş.'ye verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.