Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5095 E. 2024/9 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5095
- Karar No
- 2024/9
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1108 E., 2022/934 K. KARAR : Davalıların başvurularının ayrı ayrı reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/241 E., 2020/611 K. Taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... ve ... vekili, davalı ... ve diğerleri vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların başvurularının ayrı ayrı reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'nin 1967 yılında, eşi ...'nin de kendisinden önce 1912 yılında vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak çocukları ..., ..., ... ve ...'nin kaldığını, muris ...'ye ait 14 adet taşınmazın mirasçıları arasında paylaştırıldığını, kadastro çalışmaları sırasında mirasçılardan ..., ... ve ...'in bahsedilen paylaşıma göre tapuları kendi üzerlerine yazdırdıklarını, Dere Köyü'nde bulunan ve ...'e isabet eden 2 adet taşınmazın muris ... adına tescil edildiğini, ...'in vefatı ile mirasçılarının da kendi aralarında miras taksim sözleşmesi yaptıklarını, burada ...'den ...'e isabet eden 1344 parsel ...'ye ve 1331 parsel ...'e kaldığını, ...'in vefatı ile mirasçıları olan müvekkillerin taşınmazın İrfan ve İhsan üzerine verilmesini kararlaştırdığını, 1990 yılında tapuların intikali için feragatname istendiğini, ancak bu feragatnameyi de bir kısım mirasçıların imzalamadıklarını belirterek, 1344 parselin murisi evvel ... üzerine kayıtlı olan tapusunun iptali ile davacılardan ... adına tesciline, 1331 parselin murisi evvel ... adına kayıtlı tapunun iptali ile davacılardan İrfan ve İhsan'a 1/2 hisse ile tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Bir kısım davalılar katıldıkları duruşmada; davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir. 2. Bir kısım davalılar katıldıkları duruşmada; davanın reddini savunmuştur. 3. Davalılar ..., ..., ... ve ... içeriği aynı ayrı ayrı dilekçelerinde; davaya konu arsaların kadastro tutanaklarının kesinleşmesinin üzerinden 10 yıl geçtiğinden davanın zamanaşımına uğradığını, 20 parselin orman sıfatına haiz olduğunun anlaşıldığını ve orman sıfatına haiz bir arsa için tapu iptali ve tescil davası açılamayacağını belirterek, davanın reddini istemişlerdir. 4. Davalı ... beyan dilekçesinde; davanın zamanaşımından reddini, geçerli bir miras taksim sözleşmesinin bulunmadığını, tapuda kayıtlı taşınmazın haricen satışı ve zilyetliğin devrinin geçersiz olduğunu, yazılı feragatnamenin geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. 5. Bir kısım davalılar vekili; miras taksim sözleşmesinin 1988 tarihli olup 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının dava dilekçesinde bir kısım mirasçının 1990 yılında mirasın paylaşılması için ikrar vermediğini söylediğini, mirasa tereke temsilcisinin atanması gerektiğini, ispat yükünün davacıda olup davacının iddiasını yazılı belgelerle ispatlaması gerektiğini, miras taksim sözleşmesinin bütün mirasçılar tarafından yapılmamış olması nedeniyle geçerli olmadığını, 1988 tarihli sözleşmeyi kök murisin 3 mirasçısının imzalamadığını, taşınmazların tapulu olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağını, re'sen belirlenecek hususlar dikkate alınarak davanın reddini savunmuştur. 6. Davalılar ... ve ... beyan dilekçelerinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının bahsettiği feragatnameyi imzalamadıklarını, davacının iddialarını ispatlar bir belge sunamadıklarını, ortak kök üst soyları olan ...'ın mirasçılarına kalan bütün malvarlığının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesinden sonra yeniden taksim edilmesini ve tapu iptali isteminin reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tespitlerinin kesinleşmesinin üzerinden 10 yıllık süre geçtiğinden, davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalı ... ve diğerleri vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; a. Muris ...'dan intikal eden malların çocukları ..., ..., ... ve ... arasında taksim edildiğini, davacıların murisi ... dışındaki çocukları ..., ... ve ...'nin kendisine bırakılan taşınmazları kadastro tespiti sırasında adlarına tescil ettirdiklerini, ancak davacıların murisi ...'e verilen dava konusu taşınmazların muris ... adına kadastro tespitinde tescil gördüğünü, diğer kardeşlerine bırakılan taşınmazların kadastro tutanaklarında taşınmazların rızai paylaşıma göre tescil edildiğinin yazılı olduğunu, davanın kadastro tespitine itiraz veya buna dayalı bir dava olmadığını, b. Davanın hak düşürücü süreden reddinin doğru olmadığını, c. Hem kadastro tutanaklarıyla, hem de bir kısım mirasçıların kabulüyle dava konusu taşınmazların müvekkillerine ait olduğunun sübut bulduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın tapu iptali ve tescil davası olması nedeniyle harçlandırılan kısma göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda hükmedilen vekalet ücretinin de ayrı ayrı mı yoksa tek vekalet ücreti olduğuna dair açıklık bulunmadığını belirterek, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesini istemiştir. 3. Davalı ... ve diğerleri vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava değeri üzerinden lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın düzeltilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 17 (eski 1331) parsel ve 20 (eski 1344) parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin muris ...'nin ölümünden önce 1954 yılında kesinleştiği dikkate alındığında, taksim sözleşmesinin dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinden sonra yapıldığından bu davada Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma imkanının bulunmadığı, tapu kayıt maliki ...'nin mirasçılarının yer aldığı yazılı bir taksim sözleşmesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davanın esastan reddine karar verilecek ise de, kararı istinaf eden davalıların sadece vekalet ücreti yönünden kararı istinaf ettikleri, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu, davanın esastan reddedilmesi gerektiği yönünde bir istinaf başvuruları bulunmadığı, davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak ve aleyhe hüküm kurma yasağı ilkeleri uyarınca davalıların istinaf başvurularının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalı ... ve ... vekili ve davalı ... ve diğerleri vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tapu iptali ve tescil taleplerinin miras taksim sözleşmesine değil, mirasçılar arasında payların oluşturulması, alınması ve paylaşılması olgusuna dayandığını, 2. Mirasçılar arasında fiilen paylaşım yapıldığını, rızai taksime binaen miras paylarını kadastro işlemleri esnasında üzerlerine kaydettirdiklerini, 3. Muris ...'in vefatı sonrası mirasçılarının rızai taksim sözleşmesi yaptıklarını, dava dilekçesinin ekindeki feragatnamede, dava konusu taşınmazların ...'e bırakıldığını kabul ettiklerini, davanın reddini isteyemeyeceklerini, 4. Davanın kabulünün gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 646 ve 676 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Davacı tarafça kök muris ... mirasçıları tarafından hazırlanmış yazılı ve geçerli miras taksim sözleşmesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmüş, hükmün onanması gerekmiştir. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.