Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/3875 E. 2023/4711 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3875
- Karar No
- 2023/4711
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3122 E., 2022/323 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/458 E., 2021/283 K. Taraflar arasındaki TMK'nun 713/2 nci maddesine dayanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nun 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Kırklareli ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 577 ada 30 parselde kayıtlı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespit edildiğini, 1955 yılından beri davasız ve aralıksız yirmi yıl süreyle malik sıfatıyla müvekkilinin zilyetliğinde bulundurulması ve tapu kütüğünden malikinin anlaşılamaması nedeniyle; dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptalini ve müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili; tapuda kayıtlı ve malikinin kim olduğu belli olan taşınmazların olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyetinin kazanılması mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın Kadastro tespitinin de 1191 yılında yapılmış ve kesinleşmiş olduğunu, bu nedenle dava açılamaz hükmü gereğince on yıllık hak düşürücü süre geçtiğini, iş bu davanın hak düşürücü süre yönünden de reddinin gerektiğini, bu nedenle usulsüz açılan hukuki mesnetten yoksun davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ...; tapu kayıt maliki ...'ye dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava konusu Kırklareli ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 577 ada, 30 parselde kayıtlı taşınmazın, 3.138,00 m2 miktarlı tarla vasfı ile 26/08/1991 tarihli tesis kadastrosu işlemiyle ... adına kayıtlı olduğu, kadastro tespitinin itirazsız olarak 26/08/1991 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacının dava sebebini, taşınmazın tapu malikinin anlaşılamaması ve davacının 20 yıl süreyle davasız ve aralıksız olarak zilyetliği sebebiyle olağanüstü kazandırıcı hükümler çerçevesinde tapu iptal ve tescil talebine dayandırdığı anlaşılmış ise de, Mahkememizin 2007/256 Esas ... dosyası ve tüm dosya kapsamı gözetilerek; davalı "..."nin dosyada mevcut emniyet araştırmasına göre kim olduğunun bilinmemesi/tanınmaması sebebinin TMK 713. maddesindeki koşulları oluşturmadığı anlaşılmaktadır..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Mahkemece eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında, davalı ... adına tespit edildiğini; ancak taşınmazın 1955 yılından itibaren davasız ve aralıksız yirmi yılı geçkin süre malik sıfatıyla müvekkilince kullanıldığını, taşınmazın maliki görünen "..." isminde bir kişi bulunmadığı gibi kişinin kim olduğunun da bilinmediğini, kolluk tarafından ve nufus müdürlüğü nezdinde yapılan araştırma sonucunda ...’nin tanınmayıp böyle birinin Kırklareli ilinde bulunmadığının sabit olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümeyeceğini ileri sürerek, hükmü istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Kanun'un açık hükmü dikkate alındığında tapu sicilinden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak, kimliğini ortaya koyacak gerekli bilgi ve belgelerin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olmasıdır. (Yargıtay HGK'nun 10/04/1991 tarih 1991/8-51 Esas, 194 Karar ve 15/04/2011 tarih 2011/8-111 Esas, 2011/180 Karar ... ilamları). Genel olarak, gerekli dikkati gösteren herkesin kayıtlarda malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu sicilinde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabulü gerekir. Ayrıca "tapu kütüğünde malik sütununun boş bırakılması, silinmesi ve yeniden yazılmaması, soyut ve nam-ı mevhum adına (mevcut olmayan hayali kişi) yazılması, hiç yaşamamış ve kaydının herhangi bir yerde bulunmamış olması, malik adının müphem, yetersiz ve soyut gösterilmiş olması gibi durumlarda malikin kim olduğunun anlaşılamadığı kabul edilir. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan malik, tanınmayan, hatırlanmayan, adresi tespit edilemeyen, kendilerine tebligat yapılamayan, mirasçıları belirlenemeyen, uzun yıllar önce ölmüş ya da taşınmış bir şahıs değildir. Dava konusu Kırklareli ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 577 ada 30 parsel ..., 3.318,00 m2 mesahalı, tarla vasıflı taşınmaz 26/08/1991 tarihli tesis kadastrosu sonucu vergi kaydına istinaden tam hisse ile ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazın 1991 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında vergi kayıtlarına istinaden ... adına tespit ve tescil edildiği, bu sebeple tapu maliki ...'nin bilinen kişilerden olduğu, daha öncesinde davacı tarafından Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesinde taşınmazın kendisine ait olmasına rağmen tapu kayıtlarına istimini ... olarak geçtiğini bildirerek tapu kaydına düzeltim davası açtığı, 17/12/2009 tarih 2007/256 E.- 2009/668 K. ... ilam ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir..." gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK'nun 713/2 inci maddesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun, “Olağanüstü Zamanaşımı” kenar başlıklı 713/1 inci maddesi hükmüne göre; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." Aynı maddenin 2. fıkrasında, "Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile usul ve kanuna uygun olup özellikle, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.