Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/2478 E. 2023/3319 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2478
- Karar No
- 2023/3319
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/214 E., 2022/363 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/604 E., 2019/486 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu 342 ada 208 parsel sayılı taşınmazın dava dışı önceki paydaşlarının taşınmazdaki 2/3 payı 05.01.2017 tarihinde davalıya sattıklarını, ancak satışla ilgili müvekkiline noter bildirimi yapılmadığını, satış bedelinin de taraflarınca tespit edilemediğini ileri sürerek ön alım bedeli karşılığında, dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı 2/3 payın iptali ile müvekkil adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 2/3 payın müvekkilinin eşi ... ile kayınbiraderi... Demir adına elbirliği halinde kayıtlı iken 05.01.2017 tarihinde satış yoluyla müvekkiline devredildiğini, her ne kadar tapuda satış gibi görülmekte ise de gerçekte bir satış işlemi bulunmayıp aslında bağış ve miras paylaşım işlemi söz konusu olduğunu, 2. Müvekkili ile payını devreden ...’ın karı-koca olup bu devre karşılık müvekkilince herhangi bir bedel ödenmediğini, ...’ın da piyasaya borcu bulunduğundan ihtiyaç sebebi ile ağabeyi ...’a dava konusu taşınmazdaki miras payını devretmek istediğini, bunun üzerine taşınmazda...’a ait pay karşılığında ...’ın da dava dışı zeytinlik vasıflı taşınmazdaki miras payını tapuda...’ın eşi ...'e devrettiğini, ayrıca taşınmazda fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahallinde yapılan keşif ve kısmen mahallinde, kısmen de duruşma sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre, davacının taşınmazdaki 1/6 payı satın alırken, taşınmaz üzerindeki binanın zemin ve bodrum katında bulunan dükkanı satın aldığı, bu dükkanın önce poliklinik olarak kullanıldığı, daha sonra da dükkan ve bodrum kattaki deponun davacı ile ağabeyi dava dışı diğer paydaş Abbas tarafından kiraya verildiği ve kira gelirlerinin bu iki kişi tarafından alındığı, 2. Üst kattaki dairelerin kullanımının ise davalıya ait olduğu, bir dairede davalı ve ailesi otururken diğer iki dairenin kiraya verilmek suretiyle kullanıldığı ve kira gelirlerinin davalıya ödendiği, bu hali ile taşınmazın fiilen taksim edilmiş olup kullanımının davacı ve dava dışı ağabeyi tarafından pay satın almasından bu yana aynı şekilde olduğu, taşınmazın taksim edilmiş haliyle kullanılmasını kabul eden davacının, daha sonra ön alım hakkını ileri sürmesinin TMK’nın 2. maddesinde belirtilen iyi niyet kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, taşınmaz üzerindeki binanın bir bütün olarak kiraya verildiğini, bu hususta tanık olarak bildirdikleri diğer paydaş Abbas’ın mahkemece dinlenmediğini, 2. Davalılarca taksim edildiği belirtilen kısımların paydaşların hisse oranlarıyla örtüşüp örtüşmediğinin bilirkişi raporunda açıklanmadığını, bu nedenle raporun eksik ve hatalı olduğunu, 3. Davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktu olması gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu, tapu kaydında kat irtifakı kurulmamış ise de taşınmaz üzerinde bir apartman mevcut olup dairelerin paylaşımının yapıldığı, fiili taksimin mevcut olduğu durumlarda, ön alım hakkının ileri sürülmesinin TMK’nın 2 nci maddesine aykırı olup davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, 2. Davanın niteliği itibariyle nispi vekalet ücreti takdirini gerektirdiği ve davacı tarafından da eksik harcın tamamlandığı, İlk Derece Mahkemesince dayanılan hukuksal ve yasal gerekçelere göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği, kararın usul ve Yasa'ya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunup bulunmadığı ve kararın eksik incelemeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.