Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/8589 E. 2023/1287 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8589
Karar No
2023/1287
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ... yönünden husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ... yönünden husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri olan davacı ... ile müteveffa ... arasında ...Noterliğinde ölünceye kadar bakım sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede belirtilen dava konusu taşınmazın müteveffa tarafından davacıya bırakıldığı, sözleşmenin bakım alacaklısı olan ...'nun vefatından sonra söz konusu taşınmazın mülkiyetinin davalı mirasçılar tarafından davacıya devrinin yapılmadığını, davacının ölünceye kadar bakma sözleşmesindeki bakım borcunu yerine getirdiğini, bu nedenlerle dava konusu mesken nitelikli 5 numaralı bağımsız bölümün davalılar adına olan tapusunun iptali ile müvekkil ... adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... ve ... 07/03/2017 tarihli, Ersin Sümeroğlu 14/03/2017 tarihli, ... 16/03/2017 tarihli, ... 27/04/2017 tarihli dilekçeleri ile davayı kabul etmişlerdir. Bir kısım davalılar davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... 'nun müteveffa ...'nun mirasçısı olmaması nedeniyle bu davalıya yönelik davanın husumet yokluğundan reddine; diğer davalıların sunmuş oldukları kabul dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davanın kabul edilmesine rağmen hükmedilen vekalet ücreti ve harcın hatalı olduğu, Davacının murisin imam nikahlı eşi olması nedeniyle zaten eşlerin birbirine bakmakla yükümlü olduğunu, tanıkla imam nikahlı birlikte olduklarını ispat edebileceklerini, davacının halen ilk eşinden maaş aldığını aralarında böyle bir sözleşme yapılamayacağını ileri sürmüşlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin hususlar değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda; davalıların davayı kabul etmesine rağmen kabul beyanından döndüğünü duruşmada beyan etttiklerini ve ancak irade fesadı hallerini savunma olarak ileri sürmemeleri nedeniyle davalıların kabul beyanının geçerli olduğu, ön inceleme aşamasından önce karar verilmiş olduğundan 2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesi hüküm gereğince 1/2 oranında nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 22 nci maddesi hükmü gereğince davalıların ilk celseden önce davayı kabul ettikleri gözetilerek hüküm tarihindeki nispi karar ilam harcının 1/3'üne hükmedilerek peşin yatırılan harçtan bakiye kalan kısım var ise davacıya iadesine hükmedilmesi gerekirken, bu miktarı aşacak şekilde nisbi karar ilam harcına hükmedilmesinin doğru olmadığını, kamu düzenine ilişkin hususlar gözetilerek davalılar vekilinin, harca yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-b.2 nci maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, davanın ... yönünden husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kabulü ile dava konusu 5 numaralı bağımsız bölümün ... adına olan kaydın iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Müvekkillerinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davayı kabulün anlam ve sonuçlarını anlamadan yanılgı ile bu beyanda bulunduklarını, kabul beyanının kayıtsız ve şartsız olması gerektiği halde davalıların kabul beyanlarında sözleşmeden ve aradaki ilişkiden haberdar olmadıklarını beyan ettiklerini, bu nedenle mahkemece ortada bir kabul beyanı varmışcasına işlem yapılmasının hatalı olduğunu, 2. Terekede elbirliği mülkiyeti olduğundan ancak tüm mirasçıların geçerli bir kabul beyanının sonuç doğurabileceğini, 3. Davacı ile müvekkilerin murisinin imam nikahlı olarak birlikte yaşadıklarını, davacıya ilk eşinden kalan maaşın kesilmemesi için resmi nikah yapmadıklarını, saklı payın ihlali amacıyla bu sözleşmenin yapıldığını, imam nikahlı olduklarını tanıkla ispatlayabileceklerini ancak tanık delillerinin değerlendirilmediğini, davacı tarafın ilk eşinden maaş aldığının SGK kayıtları ile sabit olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir. 2.Kaynağını Türk Borçlar Kanunu'nun 611 inci ve devamı maddelerinden alan ölünceye kadar bakım sözleşmeleri, anılan Kanun'un 612 nci ve Türk Medeni Kanunu'nun 545 inci maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir. Resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulması mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2008 tarihli ve 2008/14-70 2008/104 sayılı Kararı) 3. Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametgâh temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler. 4. TBK'nın 617 nci maddesinde, sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık nedeniyle ilişki çekilmez olmuşsa ya da başka önemli nedenlerle ilişkinin sürdürülmesi aşırı ölçüde güçleşmiş veya olanaksız hale gelmişse taraflardan her birinin tek yanlı olarak sözleşmeyi feshetme, verdiği şeyi geri alma hatta karşı tarafın kusurlu olması halinde tazminat isteme hakkı tanınmıştır. O halde yükümlülüklerini yerine getirmeyen bakım borçlusuna karşı bakım alacaklısı her zaman fesih hakkını kullanabilmekte, fesih geçmişe etkili olmak üzere sözleşmeyi sona erdirdiğinden verdiği şeyi de geri isteyebilmektedir. 5. HMK'nın 308 ila 312 nci maddeleri, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 22 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/8589, K. 2023/1287, T. 02.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2021-8589-e-2023-1287-k-afc42cec83c1