Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/1470 E. 2021/3205 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1470
- Karar No
- 2021/3205
- Karar Tarihi
7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28/06/2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 29/09/2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, elatmanın önlenmesi, tazminat isteğine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili şirkete ait AT0243 saha no’lu baz istasyonunun davalı Belediyenin doğrudan ve tek taraflı açıkça haksız fiil teşkil eden eylemiyle kaldırıldığını ileri sürerek davalının müvekkiline ait GSM baz istasyonuna haksız ve hukuka aykırı müdahalesinin önlenmesini, baz istasyonunun eski hale getirilmesini, baz istasyonunun kaldırılması nedeniyle işletme gelir kaybı, sahanın söküm masrafları ve sahanın kurulum masrafları için şimdilik 100,00’er TL’nin haksız eylemin gerçekleşme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin dava dilekçesinde tazminat talebinin 300,00 TL olduğunu beyan ederek bu miktar üzerinden talepte bulunduğu, bu miktar itibariyle de mahkemelerinin görevli bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 4. maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin görevi belirlenmiş, 1086 sayılı HUMK’nın 8. maddesinin 1. fıkrasındaki mamelek hukukundan kaynaklanan değer ve miktara ilişkin hükümler 4. maddede yer almamıştır. Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 383. maddesi uyarınca, 382. maddede belirtilen çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir. Ne var ki, 6100 sayılı HMK’nın geçici 1. maddesi hükmüne göre bu kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümler uygulanmaz. Eldeki dava da 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce açıldığından mahkemenin görevli olup olmadığı 1086 sayılı HUMK’ya göre değerlendirilmelidir. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK'nın 1. maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu ise tartışmasızdır. Dava, elatmanın önlenmesi yanında tazminat ve ecrimisil gibi istekleri de kapsıyorsa mahkemenin görevi taşınmazın değeri ile istenen ecrimisil ve tazminat tutarına göre belirlenir. (4.3.1953 gün 10/2 sayılı İ.B.K) Somut olayda; davanın, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde 300,00 TL değer gösterilerek açıldığı, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın 29.09.2011 tarihli ilk duruşmada görev nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Görevli mahkeme, dava tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK hükümlerine göre belirleneceğinden taşınmaz başında icra edilecek keşif sonucu alınacak bilirkişi raporları doğrultusunda yukarıda açıklandığı şekilde dava değerleri tespit edilerek görevli mahkemenin tayini ve yargılama giderlerinin belirlenen dava değerleri üzerinden hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.11.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.