Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/6653 E. 2013/14388 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/6653
Karar No
2013/14388
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : İtirazın iptali

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacını davalıya ait işyerinde 24.06.2008-09.05.2011 tarihleri arasında market müdürü olarak çalıştığını, 10.05.2011 tarihinde emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, 29.03.2011 tarihinde, davalı şirketin, insan kaynakları direktörlüğüne dilekçe vererek, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 22.03.2011 tarih ve 19173477 sayılı yazısı gereği kıdem tazminatının tarafına ödenerek ilişiğinin kesilmesini talep ettiğini, ancak kıdem tazminatının kendisine ödenmediğini, Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3438 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının haksız ve yersiz olarak icra takibine itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davacının, davalıya ait işyerinde, 24.06.2008-09.05.2011 tarihleri arasında market müdürü olarak çalıştığını, davacının 29.03.2011 tarihinde müvekkili işverene verdiği dilekçe ile işini bırakacağını ve SGK'nın 22.03.2011 tarih ve 19173477 sayılı yazısı gereği kıdem tazminatının ödenmesi ve ilişiğinin kesilmesini talep ettiğini, müvekkili işveren tarafından 09.05.2011 tarihinde tüm ilişiğinin kesildiğini ve her türlü sosyal hakkının ödendiğini, ancak, davacının işten ayrıldıktan hemen sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlayacağının öğrenildiğini, bu nedenle kendisine kıdem tazminatının ödenmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, işten ayrıldıktan 12 gün sonra başka bir iş yerinde çalışmaya başladığından iş sözleşmesini 1475 sayılı Yasa'nın 14/5. maddesi gereğince feshetmiş sayılamayacağı başka bir işyerinde çalışmak için işyerinden ayrıldığı, bu şekilde gerçekleşen feshin, 1475 sayılı Yasa'nın 14/5. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığı gerekçesi ile isteğin reddine karar verilmiştir. İş sözleşmesinin işçi tarafından yaşlılık aylığı tahsisi amacıyla feshedilip feshedilmediği ve buna göre kıdem tazminatı hakkının doğup doğmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4447 sayılı Yasa'nın 45. maddesi ile 1475 sayılı Yasa'nın 14.maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir. Somut olayda, davacı yaş şartı dışındaki diğer emeklilik kriterlerini taşıdığı ve davalı işverene bu nedenle iş akdini sona erdirdiğini belirtmiştir. 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde pirim ödeme gün sayısını ve sigortalılık süresini dolduran işçiye işinden bu nedenle ayrılması halinde kıdem tazminatının ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmaktadır. Bu işçiye yasa ile tanınmış bir hak olup işçinin işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir iş yerinde çalışması bu tazminatı almasına engel değildir. MK.'nun 2. maddesinin somut olayda uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Davanın icra takibine yapılan “itirazın iptali” olması nedeni ile davacının kıdem tazminatı ve icra takibinde istediği faiz istemi hususunda alınan bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak çıkacak sonuca göre kıdem tazminatı ve faize yönelik olarak isteğin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/6653, K. 2013/14388, T. 12.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-6653-e-2013-14388-k-740a4bae30a3