Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/3920 E. 2013/10297 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/3920
Karar No
2013/10297
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacıya fazla çalışma,hafta tatili,ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek anılan alacaklarının hüküm altına alımasını talep etmiştir. Davalı vekili, işyerindeki çalışma düzenine göre davacının dava konusu ettiği alacaklara hak kazanmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda; davacı işçinin hafta tatili,ulusal bayram genel tatil ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir. Fazla çalışma,hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır.Bu sebeple mahkemece hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarından hakkaniyet indirimi yapılması yerinde ise de daha yüksek bir oranda indirim yapılması gerekirken indirim oranının %10 ile ile sınırlı tutulması hatalı olmuştur. 3-İşçinin çalışmalarının denkleştirmeye tabi tutulması ve fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanamayacağı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 41. maddesine göre haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Anılan Yasanın 63. maddesinde ise, “Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hüküm gereği yapılacak denkleştirme bakımından iki sınır söz konusudur.Bunlardan birincisi günlük çalışma süresinin onbir saatten fazla olamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğinden, tespit edilen fazla sürelerin denkleştirmeye tabi tutulmaması, onbir saati aşan çalışmalar için zamlı ücret ödenmesi gerekir.İkinci sınırlama ise işçilerin gece çalışmaları Yasanın 69. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca günde yedibuçuk saati geçemez şeklindeki düzenlemesidire. Yasada belirtilen bu süre günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın bir sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa dahi, günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Ayrıca İş Kanununun 63. maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. Somut olayda; davacının 20 gün çalışıp 10 gün tatil yaptığına dair taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda günlük çalışma süresi 13 saat kabul edilmiş ve bu süreden 2 saat ara dinlenmesi düşülmüştür.Yine normal çalışma saatlerine göre çalışan bir işçinin iki aylık periyotta çalışması gereken süre ile davacının çalışma düzenine göre çalıştığı saat kıyaslanarak davacının fazla mesai alacağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Söz konusu hesaplama yöntemi ile hem günlük 11 saati,gece çalışmasında 7.5 saati aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi olmayacağı kuralı ihlal edilmiş hemde 11 saati aşan çalışmalarda 1.5 ara dinlenmesi düşülmesi gerekeceği kuralına uyulmamıştır.Söz konusu aksaklıkları içeren bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması isabetsizdir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3920, K. 2013/10297, T. 03.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-3920-e-2013-10297-k-41921bb37ceb