Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/20958 E. 2013/14949 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/20958
- Karar No
- 2013/14949
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, 01/11/2009 yılından beri davalıya ait işyerinde Satış Sonrası Hizmet Yöneticisi olarak çalıştığını, şirketin oto koruma bölümünde taşeronlaşmaya gittiğini ve davacının tanıdığı bir kimse varsa onunla sözleşme yapabileceklerinin bildirilmesi üzerine davacının da daha öncesinden tanıştığı ...'i tavsiye ettiğini, ancak bu kişi ile arasındaki 5.000,00 TL'lık alacak ilişkisinin sıkıntı olabileceğini şirkete ilettiğini şirket şube yöneticisinin bilgisinin olduğunu ancak ... ...'in eşinin arabasının arızalanması nedeniyle başka marka araç için kendisinden yardım istediğini ancak yardım etmediğini bunun üzerine kendisine iftira atıldığını belirterek şirket yöneticilerinin kendisini istifaya zorladığını istifa etmeyince de tazminatsız iş akdinin feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, ... tarafından şirkete ihbarda bulunularak davacının işi almasına aracılık ettiği gerekçesiyle kendisinden para istediğini 500,00 TL vermesine rağmen her ay düzenli ödeme talep ettiğini ve kendisinden başka istekleri olduğunu belirtmiş olduğunu davacıdan savunma aldıklarını ancak savunmasında davacının alacak-verecek ilişkisinden bahsettiğini, yapılan ihbarı kabul etmediğini, bu konunun iftira ve düzmece olduğunu belirtmiş olmasına rağmen şirket muhasebe personeli ... ...'ın da olayların kendisine de anlatıldığı beyanı karşısında davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıya fesih sebebi olarak isnat edilen eylemin 4857 sayılı Yasa'nın 19, 20 vd. maddelerinde belirtilen hususlara uygun olmadığı, feshin son çare olma ilkesi ile bağdaşmadığı,iş akdinin devamına engel ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edecek mahkeme kararı ile sabit bir eylemin de bulunmadığı, yapılan feshin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar.
Dosya içeriğine göre somut olayda davacının işyerindeki çalışma disiplinine ve düzenine aykırı olarak işverenin beklentilerini tehlikeye düşürecek şekilde özenli hareket etmediğine ilişkin tanıklarca da kısmen doğrulanan eylemleri, her ne kadar kesin ve aksi ispat edilemeyecek şekilde haklı fesih nedeni kabul edilebilecek düzeyde olmasa da,asıl işverenin taşeronu olarak çalışan ... ile şahsi-kişisel maddi ilişkilerini düzenlemede özensiz davrandığı, dedikoduların çıkmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. İş sözleşmesi, taraflar arasında karşılıklı ... ilişkisine dayalı ve yine karşılıklı yükümlülükler yükleyen sözleşme niteliğinde olup davacının kıdemi ve yaptığı iş dikkate alındığında davranışlarının taraflar arasında ... ilişkisini zedelediği ve İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenmez bir hal aldığından, İşveren tarafından yapılan feshin, haklı nedene dayanmamakla birlikte geçerli nedene dayandığının kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İşverenin feshi, davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayandığından, davanın reddi gerekir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 18.40 TL harcın mahsubu ile kalan 5.90 TL harç giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri olan 106,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.