Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/15548 E. 2013/11032 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/15548
- Karar No
- 2013/11032
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının raporlu olduğu bir sırada performans düşüklüğü ve iş başında işi ile bağdaşmayacak hareket yapmak suretiyle ihtar cezası aldığı gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ve feshin haklı nedene dayanmadığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, şirket tarafından davacının iş sözleşmesinin emekliliği hak etmiş olması ve yaş durumu, şirketteki teknolojik yatırımlar dikkate alınarak iş gücüne gereksinim kalmaması ve şirketin başka birimlerinde niteliğine uygun iş bulunamamış olması nedeniyle ve sosyal haklarının güvence altına alınmış olması da göz önüne alınarak usulüne uygun olarak ve tüm yasal hakları ödenerek feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler ile davalı şirketin savunmasına göre emekliliğe hak kazanmış personelin şirketle ilişkisinin kesileceği, ancak 55 yaşına gelen personelin ilişiğinin resen kesileceği ancak bu personelden ayrılması yürütmekte olduğu proje ve işlerde aksama yapabilecek nitelikte olan veya temininde güçlük çekilen personel olması durumunda veya genel müdürlükçe hizmetlerinin devamında yarar görülenlerin çalışma süreleri her defasında 1 yılı geçmemek üzere en çok 3 kez uzatılabileceği düzenlemesi karşısında davalı şirkette emeklilikle ilgili işletmesel bir kararı olduğu, yasa gereği emekliliği dolan kişilerle çalışıp çalışmamanın işvenin yönetim hakkı kapsamında işletmesel bir karar olduğu, fesih tarihi itibari ile davacının 55 yaşını aştığı, Davacının ayrılmasının yürütmekte olduğu proje ve işlerde aksama yapabilecek nitelikte olmadığı veya davacının temininde güçlük çekilen personelden olmadığı, davacının hizmetlerinin devamında yarar görülen personelden olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı, emeklilik uygulamasına ilişkin personel yönetmeliğinin çalışan herkese objektif olarak uygulandığı bunun aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmamasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. İşçi fesihten önce savunma vermeye davet edilmeli, davet yazısında davranışı nedeniyle işten çıkarma sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmeli, makul bir süre önceden belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunması, bulunmadığı takdirde yazılı bir savunma verebileceğinin; bildirilen yerde belirtilen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve de buna rağmen yazılı bir savunma vermediği takdirde savunma vermekten vazgeçmiş sayılacağının kendisine hatırlatılması şarttır. Fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi feshi geçersiz kılar. İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır. İşe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe dayanamaz. İşverenin bildirdiği nedenle bağlılığı, nedenin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesini emreden kuralın gereğidir. Dosya içeriğine göre davalı işyerinde ambar sorumlusu olarak çalışan davacının, 24.01.2012 tarihli savunma istemine dair tutanağa göre "performans düşüklüğü ve Haziran 2006 ayında aldığı ihtar cezası nedeniyle şirketin gereksinim duyduğu iş yeterliliklerini, oluşan yeni şartlar içerisinde tam olarak karşılayamaması nedeniyle" savunma istenmiş olup aynı tarihli tutanak ile davacının savunma vermekten imtina ettiği belirtilmiştir. Bununla birlikte dosyaya ibraz edilen 26.01.2012 tarihli fesih bildirimi hakkındaki yazı uyarınca " davacının performans düşüklüğü ve 03.06.2006 tarihinde aldığı ihtar cezası ile şirketteki organizasyonel ve teknolojik nedenlerle yapılan çalışmalar ve fabrikalarda niteliğine uygun iş bulunamamış olması dikkate alınarak işgücüne gereksinim kalmaması, başka bölümlerde de uygun bir iş bulunamadığı anlaşıldığından emekliliği hak etmiş olması ve yaş durumu da dikkate alınarak geçerli nedenle feshedildiği" belirtilmiş ise de bu yazının davacıya tebliğ edildiği işveren tarafından ispat edilememiştir. Davalı işveren yukarıda belirtilen fesih bildirim yazısı ile aynı tarihte bu kez ... Noterliği aracılığı ile davacıya gönderdiği aynı tarih ve 1039 yevmiye nolu ihtarname ile " davacının performans düşüklüğü ve 03.06.2006 tarihinde aldığı ihtar cezası ile şirketteki organizasyonel ve teknolojik nedenlerle yapılan çalışmalar ve fabrikalarda niteliğine uygun iş bulunamamış olması dikkate alınarak son çare olarak iş sözleşmesinin feshedildiği" belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafıdan dosyaya sunulan her iki fesih bildiriminde " emekliliği hak etmiş olması ve yaş durumu " gerekçesi yönünden çelişkili olup noter aracılığı ile gönderilen fesih bildirimine öncelik verilmesi gerekir. Kaldı ki davacı da fesih bildiriminin noter aracılığı ile kendisine ulaştığını dava dilekçesinde belirtmiştir. Fesih bildiriminde yer alan performans düşüklüğü, disiplin yönetmeliğine aykırı davranış yanında şirketteki organizasyonel ve teknolojik nedenlerle fabrikada iş gücü fazlası olduğunu ispat edemediğinden bu gerekçelere dayanan fesih geçerli nedene dayanmaz. Bununla birlikte mahkemece noter ihtarı ile davacıya bildirilen fesih gerekçeleri arasında " emekliliği hak etmesi " ve " yaş durumu" yer almadığı halde bu gerekçelere dayanarak iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğinden bahisle davanın reddine karar vermesi hatalıdır.Davalı işveren fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlı olup işe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe dayanamaz. Dolayısıyla fesih bildiriminde belirtilen gerekçeler yerinde olmadığından yapılan feshin geçersiz olduğu sonucuna varılmış olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsizdir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davalı ... Demir Çeliş AŞ tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE, 3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5. Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin yatırılan 21,15 TL hacın mahsubu ile bakiye 3,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6.Davacının yapmış olduğu 136,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 9.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 12.06.2013 oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.