Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/14107 E. 2013/10944 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/14107
- Karar No
- 2013/10944
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işveren tarafından iş akdinin haksız ve geçerli neden olmaksızın feshedildiğinden bahisle işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davanın süreden reddine karar vermiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir. İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar. Somut olayda, davacının 26.7.2012 günü, işyerinde amiri konumunda bulunan diğer bir işçiye fiili ve sözlü sataşması nedeniyle hakkında 27.7.2012 tarihli iş akdinin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin tutanağın tutulduğu; tutanak içeriğinin davacıya okunduğu ve davacıdan fesih bildirimini imzalamasının istendiği, ancak davacının tutanağı imzalamaktan kaçındığına dair ..., ... ve ... imzası ile tutanak tutulduğu sabittir. Davacı, 29.11.2012 tarihli tutanakta vekili aracılığı ile iş akdinin 30.7.2012 günü feshedildiğini bildirdiğinden tutanak tanıklarının bizzat huzurda dinlenerek iş akdinin fesih tarihinin hiç bir tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra davanın süresinde açılıp açılmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken tutanak mümzileri dinlenmeden karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde, davacıya iadesine 10.6.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.