Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/14001 E. 2013/12575 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/14001
Karar No
2013/12575
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirtilen davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacının davalı işyerinde 01/01/2012-26/06/2012 tarihleri arasında çalıştığı, işe iade davasının dava şartı olan 6 aylık çalışma süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının 6 aylık kıdem şartının gerçekleşip gerçekleşmediği uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesidir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Yasanın "Yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller" başlıklı 55.maddesinde aşağıdaki sürelerin yıllık ücretli izin hakkının hesabında (daha açık bir anlatımla işçinin kıdem süresinin hesabında) çalışılmış gibi sayılacağı, (a) bendinde ise işçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günlerin (Ancak 25'inci maddenin (1) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz) çalışılmış gibi sayılacağı bildirilmiştir. Davacının rapor aldığı tarihteki hizmet süresi 5 ay 25 gün olup ihbar öneli iki hafta olduğundan alacağı sağlık raporunun 8 haftalık kısmının hizmet süresinden sayılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, işverence fesih bildirimin yapıldığı tarih olan 26/06/2012 tarihinde, davacının 26/06/2012 tarihinden başlamak üzere 02/07/2012 tarihine kadar geçerli olan iş göremezlik raporunun mevcudiyeti hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. Bu durum davalı tarafın davaya cevap dilekçesinde, davacının elinde raporuyla geldiği, -raporun fesihten sonra alınmadığı- beyanıyla da sabittir. İstirahat raporu alındığı gün mesai başlangıcı itibariyle geçerli olup hüküm ifade edeceği düşünüldüğünde, rapora hangi yönden itibar edilmediğine açıklık getirilmeden çalışanın 6 aylık kıdem süresini doldurmamış olması nedeniyle iş güvencesinden yararlanamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş olup, davanın esasına ilişkin incelemenin özellikle bu husus gözetilerek yapılması ve işin esasına girilerek işverenin fesih gerekçelerinin doğru olup olmadığının usulünce araştırılması gerekmektedir. Mahkemece davacının süresi içinde açılmış olması nedeniyle işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davacının 6 aylık kıdem şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03/07/2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/14001, K. 2013/12575, T. 03.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-14001-e-2013-12575-k-4f174476992b