Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/12137 E. 2013/11648 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/12137
- Karar No
- 2013/11648
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı ...’nun ... Hizmetleri Müdürlüğü Kreş ve Gündüz Bakımevinde diğer davalı işçisi olarak bakıcı anne-çocuk eğiticisi olarak çalıştığını, çalışma şartları açısından kurumun kendi personelinden hiçbir farkı olmadığını, emir ve talimatları kurum amirlerinden aldığını ihaleyi alan firmalar değişse bile çalışmaya aynı yerde devam ettiği, fesih işleminde seçilen 3 işçinin de kıdemli olduğunu daha az kıdemli olanların çalıştırılmaya devam ettiği, fesih işleminin geçersizliğinin tespitini ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı, SGK ihale makamı olduğunu belirterek sorumluluğunun olmadığını ileri sürmüştür. Davalı şirket ise davacının 02.01.2012 tarihinde işe başladığını, işe alım ve çıkarma yetkisinin diğer davalıda olduğunu, ayrıca işe iade kararı verilse bile şirketin Ankara da başka almış olduğu ihale olmaması nedeniyle işe başlatılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Mahkemece, davalı şirketin davacıyı başka bir işyerinde çalıştırması mümkün olup bu konuda davacıya herhangi bir teklifte bulunulmadığı, davacının taşeron işçisi olduğunun sabit olduğu, ...‘nun işe iadenin sonuçları olan tazminatlardan sorumluluğu var ise de işe iade davasında SGK ya husumet yöneltilemeyeceği, verilen tazminatın eda hükmü içermemesi nedeniyle infaz edilemeyeceğinden hüküm fıkrasında tazminattan, SGK’nın sorumlu olduğunun belirtilmemesi esasa etkili görülmeyerek davanın kabulüne karar verilmiştir 4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında kurumun Çocuk Bakımevi Bünyesinde çocuk bakıcısı istihdam edilmesi hizmet alım işinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacı işçinin işvereni olan şirketinin bu işi üstlendiği, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı dikkate alınmadan ve işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu olduğu gözden kaçırılarak, asıl işveren yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi ve davacının 16 yıl 10 ay kıdemi olmasına rağmen 6 aylık işe başlatmama tazminatına hükmedilmesi gerekirken 7 aylık işe başlatmama tazminatına hükmedilmesi hatalı bulunmuştur. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davalı alt işveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının ... Sağlık Hizmetleri Otomasyon Gıda Temizlik Nak.San. ve Tic.Ltd.Şti’ne ait işyerine İŞE İADESİNE, 3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminattın her iki davalının birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsilinin GEREKTİĞİNE, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna 5.Karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözönüne alınarak 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6.Davacı tarafından yapılan toplam 83,85 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsil alınarak davacıya verilmesine, 7.Alınması gereken 24,30 TL harçtan, davacı tarafından peşin yatırılan 21,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,15 TL harcın davalı şirketten alınarak Hazine'ye gelir kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 42,30 TL harcın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 8.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 9.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacı ve davalı şirkete iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.