Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/11486 E. 2013/23277 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/11486
Karar No
2013/23277
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 116 ada 20 parsel sayılı 1333,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı...adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilmek suretiyle ve araştırmaya ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın dava şartı yokluğundan reddine, 116 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yargılama sırasında davacı tarafa 6100 Sayılı HMK’nun 120/2.maddesi uyarınca verilen kesin sürenin yerine getirilmediği gerekçesiyle aynı Yasanın 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. Mahkemece, kesin sürenin gerekleri yerine getirilmediği gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki 6100 Sayılı HMK’nun “zaman bakımından uygulama” başlıklı 448.maddesinde bu Kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı, yine aynı Kanunun 120/1.maddesinde öngörülen gider avansının miktarı ile ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirleyen ve anılan maddeye dayanılarak hazırlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin “zaman bakımından uygulama” başlıklı 6. maddesinde de “bu tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120.maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirileceği” düzenlenmiş bulunmaktadır. Eldeki davanın 6100 Sayılı yeni HMK’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce açıldığı ve yargılamanın davacı tarafa kesin sürenin verildiği 08.10.2012 tarihli celse itibariyle derdest olduğu kuşkusuzdur. Açık bir anlatımla gerek Yasa’da ve gerekse anılan tarife hükümlerinde gider avansının ikmali için gözetilen işlemlerin tamamlandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca 3402 Sayılı Kadastro Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre daha özel nitelikte bir kanun olup Kadastro Kanunu'ndaki maddelerin öncelikle uygulanması gerekir. Hal böyle olunca HMK'nun yürürlüğe girmesinden önce dava açıldığı ve tamamlanmış işlemin etkileneceği gözetildiğinde 6100 Sayılı Kanunun 115/2 madde hükmünün bu davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Öte yandan mahkemece verilen kesin süreye ilişkin ara kararında keşif gününün belirlenmediği göz önünde bulundurulduğunda kesin süreye ilişkin olarak verilen karar hukuki sonuç doğurmayacaktır. Mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.madde hükmüne uygun nitelikte keşif gün ve saati de belirlenerek davacılara keşif giderlerini yatırmaları için yeniden yöntemine uygun ve makul bir süre verilmesi, ara kararı gereklerinin yerine getirilmesi halinde mahallinde keşif yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar ... ve ...'in yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine, 25.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11486, K. 2013/23277, T. 25.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-11486-e-2013-23277-k-64801587f337