İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/416 E. 2025/511 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/416
- Karar No
- 2025/511
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/416 KARAR NO : 2025/511 DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/07/2024 KARAR TARİHİ : 30/05/2025 Mahkememizde görülen davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda; İDDİA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin kaçak elektrik kullanım tespit tutanağında belirtilen adreste 10 yıla yakın süredir börekçi olarak ticarethane işlettiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen 13/06/2024 tarihli tutanak ile müvekkilinin kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, söz konusu tutanağa istinaden müvekkiline 04/07/2024 son ödeme tarihli 2.504.622,78 TL'lik kaçak kullanım bedeli faturasının çıkarıldığını, faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi halinde elektriğin kesileceğinin ihtar edildiğini, söz konusu tutanağa ve faturaya itiraz ettiklerini, müvekkilinin 10 yıldır aynı yerde faaliyet gösterdiğini ve bu süre zarfında onlarca kez denetime tabi tutulduğunu, bu denetimlerde tespit edilemeyen kaçak kullanımın 10 yıl sonra tespitinin ve ceza tayininin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ilgili kaçak elektrik kullanımının başlangıç tarihinin önem arz ettiğini, müvekkilinin iş yerini açtıktan sonra herhangi bir kaçak kullanımının olmadığını, düzenli sayaçlarının okunarak faturalar düzenlendiğini ve ödendiğini, 10 yıl sonra kaçak kullanım tespiti ile fatura kesilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, öncelikle elektriğin kesilmemesi için ara karar oluşturulmasına; elektrik kullanımı tespit tutanağının ve kesilen faturanın iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemşitir. GEREKÇE ; Dava; kaçak elektrik kullanımına ilişkin fatura nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava dosyası, Bergama... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/04/2025 tarihinde kesinleşen 07/02/2025 tarihli, ... Karar sayılı, görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilmişir. 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 06/12/2018 tarihli 7155 sayılı kanunun 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesinde; “Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” düzenlemesine, aynı tarihte yürürlüğe giren aynı kanunun 23. maddesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-(2) maddesinin dördüncü cümlesinde; “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 115/2. maddesi de; “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” şeklindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı kanunun 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiştir. 7445 sayılı kanunun geçici 1. maddesi; "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır." şeklindedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi ile, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacı tarafın, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Mahkememizce düzenlenen 13/05/2025 tarihli ara karar ile; "1-Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı kanunun 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklinde değiştirilmiş olup, 7445 sayılı kanunun geçici 1. maddesinde "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır." düzenlememesine yer verilmiş olduğundan; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi uyarınca davacı tarafın arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava açılışı sırasında mahkemeye sunma zorunluluğu bulunduğundan, bu husus dava şartı olduğundan; Davacı vekiline sözü edilen son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunması konusunda ara kararının kendisine tebliğinden itibaren başlamak üzere bir haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde sunulmaması durumunda dosyanın resen ele alınarak davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi sebebiyle usulden reddine karar verileceği hususunun ihtarına" karar verilmiş, ara kararı davacı vekiline 20/05/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu ihtarat üzerine davacı vekili mahkememize verdiği 28/05/2025 tarihli dilekçe ekinde ... arabuluculuk numaralı Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı'nı sunmuştur. İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... arabuluculuk numaralı dosyasının uyap sisteminde yapılan incelemesi sonucunda; arabuluculuk bürosuna başvurunun 21/05/2025 tarihinde yapıldığı, 27/05/2025 tarihinde anlaşmanın sağlanamadığına ilişkin tutanağın düzenlendiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı yasal mevzuat ile birlikte değerlendirildiğinde; davanın menfi tespit davası olduğu, zorunlu arabuluculuk dava şartının 01/09/2023 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, davanın 04/07/2024 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinin Bergama Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) hitaben düzenlendiği, dava tarihi itibariyle tüketici mahkemelerinde de arabuluculuğa başvurunun zorunlu olduğu; dava dosyasının mahkememize tevzi edilmesinin ardından mahkememizce davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunması konusunda ihtarat içerir ara karar ekli davetiye tebliğ edilmiş ise de sunulan arabuluculuk son tutanağına göre arabuluculuk başvuru tarihinin 21/05/2025 olduğu, yani dava açılışı öncesinde zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapılarak son tutanağın düzenlenmediği, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan davanın yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğu ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığı, dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının bu aşamadan sonra tamamlanmasının da mümkün olmadığı anlaşıldığından, davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 maddesinin göndermesiyle 6325 sayılı kanunun 18/A-2 ve 6102 sayılı kanunun 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın 6325 sayılı kanunun 18/A-2 ve 6102 sayılı kanunun 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2025 Başkan ... ¸E-imza Üye ... ¸E-imza Üye ... ¸E-imza Katip ... ¸E-imza