Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2012/4400 E. 2013/10532 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/4400
- Karar No
- 2013/10532
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere,toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere,taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunun mahkemece doğru olarak belirlenmiş olmasına göre davalı tarafın bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde değildir.Ne var ki mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi oluşturulan hüküm de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Davanın yukarıda açıklanan niteliği gözetildiğinde dava konusu uyuşmazlık 818 sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde meydana gelmiş ise de temyiz aşamasında yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun yürürlüğüne dair Kanunun 1. maddesi son cümlesi uyarınca “…sona erme ve tasfiye” konusunda 6098 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekecektir.Bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi ve tasfiyesine dair 6098 sayılı TBK’nun 639.,642.,643.ve 644.maddelerinin dikkate alınması gerekir.Şu durumda mahkemece yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli,tarafların tasfiye konusunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli,tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir.Taraflar anlaşamadıkları takdirde mahkemece öncelikle ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir.Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirilme yapılmalı,bu hususun belirlenmesinin ardından yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenerek tayin olunacak görevli marifetiyle ortaklığa ait malların satılmasına,öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanarak ortaklıktan olan alacakları düşüldükten sonra geriye bir şey kalır ise bu meblağın,var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir. Mahkemece bu yönde bir uygulama yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de bilirkişi raporuna karşı taraflarca öne sürülen itirazları karşılar şekilde ek rapor alınmadan karar verilmesi dahi isabetsiz,tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,peşin ödenen harçların istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine, 06.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.