Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2011/7933 E. 2012/7903 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/7933
- Karar No
- 2012/7903
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan borçtan dolayı kesinleşen icra takibindeki işlemiş faiz miktarı kadar borçlu olmadığının tespiti ile işlemiş faizin yasal faiz oranı üzerinden belirlenmesi istemine ilişkindir. 1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere, davacı tarafın tacir olmadığı ve elektriğin meskende tüketildiği gözetildiğinde icra takibindeki alacağa yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının bu yönlere ilişen ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı tarafın asıl alacağa ve faiz miktarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Bilindiği üzere 1086 sayılı HUMK’nun 74. ve yeni 6100 sayılı HMK’nun 26.maddeleri hükmüne göre mahkeme, tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Bu hukuksal olgunun ışığı altında duraksamadan belirtmek gerekir ki davacı talebi dışına çıkılarak karar verilemez. Somut olayda, davacı tarafın talebi takipten sonra asıl alacağa işletilen 13.188,50 TL faiz miktarına yöneliktir. Davacının icra takibinde asıl alacak olarak gösterilen miktara bir itirazı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, takipte istenen asıl alacağa (4.940,67 TL) bir itirazın bulunmadığı gözetilerek sadece işleyecek faizin yasal faiz üzerinden belirlenip davacı tarafın ödemeleri de düşüldükten sonra kalan faiz miktarına hükmedilmesi gerekirken asıl alacağın ve buna bağlı olarak takipten sonra işleyen faizin yanlış belirlenmesi isabetsizdir. O halde dosya yeniden bilirkişiye verilerek az yukarıda açıklandığı şekilde hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmeli, karar verilirken de ilk hükmün davacı tarafça temyiz edilmediği dikkate alınarak kazanılmış haklar da gözetilmelidir. Mahkemece bu şekilde uygulama yapılmaması doğru görülmemiş davalı tarafın temyiz itirazlarının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 13.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.