Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/943 E. 2010/2045 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/943
- Karar No
- 2010/2045
- Karar Tarihi
Hasım olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının miras bırakanının nüfusa kaydının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 29.maddesi hükmünde bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda yada başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, 30.madde hükmünde de doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir. Somut olaya gelince; davacı babasının babası ... ...’ın harp yıllarında öldüğünü, geriye mirasçı olarak oğulları ... ve ... ’ı bıraktığını, bunların da ölümü ile mirasçı olarak ... ... ve kendisinin kaldığını öne sürerek dava açmış, delil olarak da babasının nüfus aile kayıtlarını dosyaya ibraz etmiştir. Davacı mirasçılık belgesi verilmesini isteyebilmesi için miras bırakanın öldüğünü ve ölüm tarihini, miras bırakan ile kendisi arasındaki irs bağını kanıtlamak zorundadır. Dosyada bulunan nüfus aile tablosunda davacının babası ...’un baba hanesinde ölü ... yazılı olduğu, ... ’ın yersel yazım sonucu 22.10.1925 tarihinde nüfusa tescil edildiği, nüfus müdürlüğünce miras bırakan ...’in yersel yazım sırasında ölü olması nedeniyle nüfusa tescil edilmediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu olgular dikkate alındığında miras bırakan ...’in 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi yürürlüğe girmeden önce olduğu kuşkusuzdur. Davacı nüfus kayıtları ile kendisi ile miras bırakan arasındaki irs bağını da kanıtlamıştır. Hal böyle olunca davanın kabulü ile az yukarıda açıklanan hukuksal olgular da gözetilerek feraiz ve intikal kanunları çerçevesinde mirasçılık belgesinin verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 82,80 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.