Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2009/4193 E. 2010/786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/4193
- Karar No
- 2010/786
- Karar Tarihi
Hasımlı olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ...'ın mirasçılarının tespit edilemediği gerekçe gösterilerek son mirasçısının hazine olduğunun tespitine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya içeriğinde toplanan delillere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 29. maddesi hükmünde; bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu öne süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, 30. maddesi hükmünde de; doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Benzer hükümler yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nde de mevcuttur. Açıklanan bu hukuksal olgular göz önüne alındığında mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda miras bırakanın ölümü ile kimleri mirasçı olarak bıraktığının her türlü delille kanıtlanabileceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; Türkoğlu Tapulama Mahkemesinin 1962/167 esas, 1972/86 karar nolu ilamında davacıların ... mirasçıları olduğu kabul edilerek davaya konu taşınmazın ... adına tespit ve tesciline karar verildiği, nüfus kayıtlarında da davacıların kök miras bırakanının ... olduğu yazılıdır. Dinlenilen tanıklar da beyanlarında kök miras bırakan ... ile ...'ın aynı kişi olduğu yolunda beyanda bulunmuşlardır. Hal böyle olunca mahkemece davacıların kök miras bırakanı ... ile ...'ın aynı kişi olduğu kabul edilerek miras bırakanın ölüm günü itibarıyla kimleri mirasçı olarak bıraktığının ve miras paylarının belirlenmesi, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre davanın kabulü doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 19.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.