Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/5823 E. 2010/7291 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5823
Karar No
2010/7291
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 30.11.2010 günü belirlenen saatte temyiz eden ... vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen ... vekili Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, dernek genel kurulunun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davalı derneğin 6.1.2007 tarihinde yapılan genel kurulda değiştirilen tüzüğü henüz Bakanlar Kurulu'nca onaylanmadığı halde 28.4.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının onaylanmamış tüzük hükümlerine göre yapıldığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Davalının temyizi ...'nun müdahele talebinin usule aykırılığına ve davanın esastan kabulüne yöneliktir. Müdahil ...'nun 17.7.2004 tarih ve 8 sayılı ... Genel Merkez Kurulu'nun kararı ile üyeliğine son verilip, davaname konusu 28.4.2007 tarihli genel kurulda gündemin 8. maddesi gereğince Genel Merkez Kurulu'nun bu kararının oybirliği ile onaylandığı, müdahil ...'nun bu genel kurul kararı aleyhine TMK'nun 83.maddesinde öngörülen 3 aylık süre içinde iptal davası açmadığı anlaşılmaktadır. O halde, üyelikten çıkarma kararı müdahil ... açısından kesinleşmiştir. Mahkemece; müdahilin üyelik sıfatının sona erdiği gözetilmediği gibi, uyuşmazlığın çözümü teknik bir konu olmamasına rağmen bilirkişi raporu alınması ve bilirkişi Prof. ...'ın 26.4.2010 tarihli raporunun son sahifesinin ikinci paragrafının son cümlesinde kesinleşen yargı kararının hayretle karşılandığını belirten ifadesi adli yazışma kurallarına uygun olmadığı halde bu ibareler rapordan çıkartılmaksızın sunulan yetersiz ve gereksiz rapora itibar edilerek müdahale talebinin kabulüne karar verilmiş olması da bozmayı gerektirmiştir. 2-İşin esasına ilişkin olarak davalı vekilinin temyiz itarazlarına gelince; mahkemece, davalı derneğin 28.4.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının Bakanlar Kurulu'nca henüz onaylanmamış 6.1.2007 tarihli genel kurulda kabul edilen tüzük hükümlerine göre yapıldığı, oysa 6.2.2004 tarihinde onaylanmış tüzük hükümlerine göre toplantının yapılması gerektiği, Bakanlar Kurulu'nun tüzüğü onaylama işleminin kurucu bir işlem olduğu ve bu işlem tekemmül ettirilmeden tüzüğün yürürlüğe girmeyeceği gerekçesi ile dava kabul edilmiştir. Davanın çözümü tüzük değişikliğinin yürürlüğe girmesi için Bakanlar Kurulu'nun onayının şart olup olmadığı noktasındadır. Bakanlar Kurulu kararı idari bir işlem olup, tüzük değişikliğinin yürürlüğünü idari bir işleme bağlı tutmak Anayasa'nın 33. maddesinde öngörülen "Dernek Kurma Özgürlüğü"nün özüne aykırı olduğu gibi, Anayasa'nın 90. maddesi gereğince uygulanması zorunlu olan ve iç hukuk kuralı haline gelen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde düzenlenen "Dernek Kurma" özgürlüğüne de aykırıdır. Öte yandan; gerek Anayasa'nın 33 ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesi hükümleri doğrultusunda TMK'nun 59 ve 60. maddeleri ile kuruluş aşamasında dahi idarenin yetkileri kısıtlanmış olup, kuruluştan sonraki tüzük değişlikleri açısından idarenin onay şartını kurucu işlem olarak değerlendirmek mümkün değildir. Aksi düşünce derneklerin faaliyetlerinin idarenin takdir yetkisine bağlı olarak kısıtlanması sonucunu doğurur ki, bu durum yukarıda açıklanan üst norm kurallarına da aykırılık oluşturur. Nitekim, somut olay açısından değerlendirildiğinde 6.1.2007 tarihinde yapılan tüzük değişikliği Bakanlar Kurulu'nca 2.2.2009 tarihinde iki yılı aşan bir süre sonra onaylanmıştır. O halde mahkemece 5253 Sayılı Dernekler Kanunu'nun 27/6. maddesindeki Bakanlar Kurulu'nun onay işleminin kurucu işlem olarak değerlendirilmesi doğru olmayıp, davanın bu nedenle reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ;Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına takdir ve tespit olunan 750,00 TL vekalet ücretinin davacı hazine ve müdahil ...'ndan alınarak davalı derneğe verilmesine, 16.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5823, K. 2010/7291, T. 16.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2010-5823-e-2010-7291-k-14f539dd522b