Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10733 E. 2024/12690 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10733
- Karar No
- 2024/12690
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/577 E., 2021/582 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı tazminat istemlerine ilişkin açılan davadan dolayı yapılan yargılamada (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyan Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararının davacı ... ve ... vekili ile davalılardan Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyada tespit edilen noksanın ikmali için dosya mahalline geri çevrilmiş, geri çevirme üzerine dosya dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı ... ve ... vekili asıl dosyanın 18.10.2010 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği ... 'in 14.07.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası kapsamında vefatı nedeniyle annesi ... ve eşi ...'in onun desteğinden yoksun kaldıklarını beyanla fazlaya ilişkin talep ... saklı kalmak üzere 1.000 TL destek tazminatı ile 10.000 TL cenaze giderinin kusur oranları gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine ödenmesi, manevi zararlarını tazmin için eşi lehine 40.000 TL, annesi lehine 20.000 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsili ile müvekkillerine ödenmesini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat isteminin anne ve eş için 500 TL'şer talep edildiğini belirtip, anne lehine 8.799,33 TL'ye, eş için 20.597,85 TL'ye artırmıştır. 2.Davacı ... vekili bozma kapsamında birleşen dosya olarak değerlendirilen 30.01.2012 tarihli dilekçesinde özetle; aynı iş kazası kapsamında desteğin vefatı nedeniyle babası olarak 10.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 17.000 TL'ye artırmıştır. 3.Davacı ... ve ... vekili birleşen dosyanın 26.04.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; bozma kararı üzerine alınan 19.11.2019 tarihli hesap raporunu dikkate alarak davacı eş ... için hesap edilen 125.240,78 TL’den asıl davada talep harici kalan 104.642,93 TL'nin, anne ... lehine hesaplanan 19.801,19 TL’den asıl davada talep harici kalan 11.001,86 TL'nin aynı davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı RM Elektrik San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz açıldığını, dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, davacıların murisinin davaya konu kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, ... işçinin şirket bünyesinde hizmet akdi ile çalıştığını, kendisine yapacağı işin tüm teknik detaylarının anlatıldığını ve gerekli eğitimlerden geçirildiğini, bunlara ilişkin gerekli tüm teçhizatın müteveffaya teslim edildiğini, kazanın meydana gelmesinde davacıların murisinin kusurlu hareketinin sebep olduğunu, ayrıca davacıların murislerine ölüm olayının meydana gelmesi ile birlikte davalı şirket olarak her türlü yardımın yapıldığını, tüm cenaze giderlerinin davalı şirket tarafından karşılandığını, bu nedenlerle haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile diğer davalı RM Elektrik San. Tic. Ltd. Şti.'nin 07.01.2008 tarihinde teklif birim fiyatlı yapım işleri sözleşmesini imzalayarak hüküm altına alındığını, bu sözleşme ile dava konusu kazanın meydana geldiği elektrik şebekesi arıza onarım bakım işlerinin yüklenici firma olan diğer davalılara devredildiğini, ilgili iş ile ilgili önleyici tedbirlerin alınmasında yüklenicinin sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin iş kazalarının meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin alınması adına üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirerek yüklenici firmaya yer teslimi yaptığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun mevcut olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 26.05.2016 tarih ve 2012/615 E. - 2016/434 K. sayılı ilamı ile davacı eş lehine 20.597,85 TL maddi 20.000 TL manevi, davacı anne lehine 8.799,33 TL maddi 10.000 TL manevi, ek davada davacı baba lehine 17.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 26.05.2016 tarih ve 2012/615 E. - 2016/434 K. sayılı kararının süresi içinde davacılar ile davalılardan RM Elektrik Sanayi Tic. Ltd. Şti. ve Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 19.03.2018 tarih ve 2016/18266 E. - 2018/2424 K. sayılı ilamında özetle; "temyiz eden tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek; maddi tazminat yönünden davacı eş lehine takdir edilen maddi tazminat yönünden temyiz incelemesi yapıldığı belirtilmek suretiyle somut olayda, hakkaniyete uygun maddi tazminatın tespiti açısından, sigortalının yaşı, mesleki kıdemi ve yaptığı elektirik teknisyenliği işi dikkate alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TÜİK ve işin yapıldığı yerdeki ilgili meslek odalarından, sendika üyesi işçi olması halinde ise bağlı bulunduğu sendikadan ücret araştırması yapılması gerekirken asgari ücretin maddi tazminatın hesabında dikkate alınması hatalı olduğu, Mahkemece davacı eşin destek tazminatının hesabında ... sigortalının yaptığı elektrik teknisyenliği işinin niteliği dikkate alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TÜİK ve ilgili meslek odalarından, sendika üyesi işçi olması halinde ise bağlı bulunduğu sendikadan alabileceği ücreti tespit etmek ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek yapılacak hesabı hükme esas alarak karar verilmesi, davacı babanın maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dilekçesi yönünden; bu dilekçe her ne kadar asli müdahale dilekçesi olarak Mahkemeye sunulmuş ise de söz konusu dilekçenin başvurma harcı ve nispi harç yatırılmak suretiyle Mahkemeye verildiği o halde dilekçenin bu haliyle bir dava dilekçesi olarak kabulü gerektiği, ancak işbu davacının (...) faiz hususunda talebinin dava ve ıslah dilekçesinde belirtilmemiş olmasına karşın, davacının talebi aşılmak suretiyle davacı babanın maddi ve manevi tazminat istemine olay tarihinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, manevi tazminat yönünden ise davacı eş lehine takdir edilen 20.000 TL manevi tazminatın az olduğu" belirtilerek Mahkemece verilen ilk karar bozulmuştur. 2. Bozma kararına uyan Mahkemece verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı son kararda özetle; 1-Asıl davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne; davacı ... için 20.597,85 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden tazminat istemi bozma kapsamı dışında kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için 17.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden bozma kapsamına alınmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine, davacıların asıl davadaki cenaze gideri talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın davacı ... için maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile 104.642,983 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen davanın davacı ... için maddi tazminat talebinin reddine, dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müteveffaya %40 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, hesapta dikkate alınan ücretin hatalı belirlendiğini, anne lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ve anne lehine talep edilen tazminatlar ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminatın hesabında imzalı bordroların araştırılmasını, yoksa asgari ücrete göre hesap yapılması gerektiğini, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davacı anne ve babaya gelir bağlanmadığından maddi tazminat istemlerinin reddi gerektiğini, bozmaya aykırı olarak baba tazminat istemlerinde bozma öncesi gibi talep aşımı ile faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatların fazla olduğunu, birleşen dava bilgilerinin kararda gösterilmemesinin hatalı olduğunu, birleşen davanın da zamanaşımına uğradığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Davacı ... ve ... vekili her ne kadar temyiz dilekçelerini davalı RM Elektrik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyizine cevap olarak katılma yoluyla sunduklarını beyan etmiş ise de anılan davacılar vekiline kararın 22.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve temyiz dilekçesini UYAP üzerinden sunduğu 30.12.2021 tarihi itibariyle de kendisi için kararda gösterilen yasa yolu süresinin dolmadığı anlaşılmakla, katılma yoluyla temyiz değil taraf temyizi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davalı RM Elektrik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz giderlerini yatırmadığından bahisle reddine dair 04.07.2023 tarihli ek kararın davacı temyizi sıhhatine halel getirmeyeceği değerlendirilerek inceleme yapılmıştır. a) Birleşen dosyada taraf teşkilinin sağlanması ve zamanaşımı def'i yönünden yapılan incelemede; 1.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2018 tarih ve 2018/9-584 E. - 2018/1332 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 1982 Anayasa'sının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesi uyarınca, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” Ayrıca Anayasa'nın 90 ıncı maddesinin son fıkrasında usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla Kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı ifade edilmiştir. 2.Bu bağlamda ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6 ncı maddesinde adil yargılanma ... ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olup, gerek Anayasa'da gerekse AİHS’deki düzenlemelere karşılık gelmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 27’nci maddesinde hukuki dinlenilme ... düzenlenmiştir. 3.HMK'nın 27 nci maddesi uyarınca; "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir". 4.Hukuki dinlenilme ... çoğunlukla "iddia ve savunma ..." olarak bilinmektedir. Ancak bu hak iddia ve savunma ... kavramına göre daha geniş ve üst bir kavramdır. 5.Hakkın temel unsurları maddede tek tek belirtilmiş, böylece uygulamada bu temel yargısal hak konusundaki tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. 6.Bunlardan ilki “bilgilenme ...” dır. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz. Bilgilenmenin şekli bakımından, hukuki dinlenilme hakkına uygun davranılmalı, ilgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçek anlamda sağlanmaya çalışılmalıdır. 7.Bu hakkın ikinci unsuru, “açıklama ve ispat ...”dır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Bu durum "silahların eşitliği ilkesi" olarak da ifade edilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) adil yargılanma hakkını düzenleyen 6 ncı maddesinin birinci bendinin ilk cümlesinde yer alan silahların eşitliği ilkesi, yine AİHS’ye göre, mahkeme önünde sahip olunan hak ve yükümlülükler bakımından taraflar arasında tam bir eşitliğin bulunması ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasıdır. Başka bir deyişle, silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarından birini diğeri karşısında avantajsız bir duruma düşürmeyecek şekilde her iki tarafın deliller de dâhil olmak üzere, iddia ve savunmasını ortaya koymak için makul bir olanağa sahip olması, tarafların denge içinde olması demektir. 8.Hukuki dinlenilme hakkının üçüncü unsuru, “tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesi”dir. Bu değerlendirmenin de karar gerekçesinde yapılması gerekir (6100 sayılı HMK’nın gerekçesi m. 32). Yargılama bakımından, sadece bir tarafın dinlenip diğerinin dinlenmemesi, tek yönlü karar verilmesi demektir. Yargılamada yer alan taraflar yargılamanın objesi değil, süjesidir. Hukukî dinlenilme ... doğru karar verilmesinin garantisidir; bu nedenle, haksızlığa karşı koyabilme imkânı tanır. Bu hak, hukuk devletinin, insan onurunun korunması ve eşitlik ilkesinin, hak arama özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. 9. Somut olayda davacı ... ve ... vekilinin 26.04.2021 tarihli dilekçe ile maddi tazminat istemine ilişkin ek dava açtıkları, davanın tensiben işbu asıl dava dosyası ile birleştirildiği halde, bu davaya ilişkin dilekçenin davalılara tebliğ edilmediği gibi, temyiz eden davalı ...Ş.'nin temyiz dilekçesiyle dermeyan ettiği zamanaşımı def'inin bulunduğu gözetilerek, anılan dava dosyasına ilişkin dava dilekçesinin usulüne uygun tebliği, süresi içerisinde dermeyan edilecek zamanaşımı defiler dahil davalı taraf iddialarını karşılar mahiyette yargılama yapılması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. b) Bozmaya uyularak yapılan yargılama yönünden yapılan incelemede; 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. 'Usuli kazanılmış hak' olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). 2.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK). 3. Somut olayda davacı ana ... lehine Mahkemece verilen 26.05.2016 tarihli ilk kararda hüküm altına alınan tazminat alacakları yönünden Yargıtay bozma ilamında bozma kararı verilmemekle beraber anılan davacının tazminat alacaklarının açıkça onanmadığı da anlaşılmakla Mahkemece temyize konu edilen son kararda anılan davacının tazminat istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, öte yandan davacı baba ... yönünden de faiz istemi olmadığı halde talep aşımı yapılarak faizin hüküm altına alınması hatalı olmuştur. 4. Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş, davacı ... yönünden tazminat istemleri ile ilgili usuli kazanılmış haklara uygun infazı kabil mahiyette yeniden hüküm kurulması, ayrıca uyulan bozma ilamında da işaret edildiği üzere davacı baba ... vekilinin dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde faiz istemi olmadığı gözetilerek bir karar vermekten ibarettir. 5. O halde davacı ... ve ... vekili ile davalılardan Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek, bozma sebeplerine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Mahkeme hükmü bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ... ve ... vekili ile davalılardan Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin HUMK'un 428/1.bendi gereğince sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.