Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2010/1253 E. 2010/2241 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/1253
Karar No
2010/2241
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Dava mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemce miras bırakanın nüfus kayıtlarına uluşalamadığı, mirasçılarının da tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç da davanın niteliğine uygun düşmemiştir. Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalar kural olarak ancak mirasçılar tarafından açılabilir. Mahkemelerce yetki verilmiş olması koşuluyla mirasçı sıfatı bulunmayan kişilerin de bu tür davaları açabilecekleri de kuşkusuzdur. Bu tür davalarda davanın kabulüne karar verilebilmesi için miras bırakanın nüfusa kayıtlı olması zorunlu olmadığı gibi mirasçıların kimler olduğunun tam olarak belirlenmesi de gerekli değildir. Miras bırakının gerçekte yaşadığının ancak nüfusta kayıtlı olmadığının belirlenmesi halinde mahkemece mirasçılarının araştırılması, mirasçı bırakmaksızın ölen kişilerin mirasının son mirasçı sıfatıyla hazineye kalacağı olgusu da göz önünde bulundurularak mirasçılık belgesinin verilmesi gerekir. Nüfusta kayıtlı olmayan miras bırakanın ölümü ve ölüm tarihi ile geriye mirasçı olarak kimleri bıraktığı olgularının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 29-30 maddeleri hükümleri dikkate alınarak her türlü delille kanıtlanabileceği de kuşkusuzdur. Bu tür davaların reddine karar verilebilmesi için miras bırakan olduğu öne sürülen kişinin gerçekte hiç yaşamadığının, mevcut olmayan bir kişi için mirasçılık belgesi istenildiğinin belirlenmesi yada mahkemece yetki verilmiş olmaması koşuluyla davacının mirasçı olmadığının tespiti gerekir. Somut olaya gelince; davanın mahkemece verilen yetki belgesine dayanılarak ve kamulaştırma davasına konu Malatya Merkez .... Köyü, .... mevkiindeki 82 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarından ... .... oğlu ...'in mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle açılmıştır. Toplanan delilerden 82 parsel sayılı taşınmazın 48/3456 payının 1340 tarih ve 61 sayılı kök tapu kaydına dayanarak miras bırakan adına tespit edildiği, zabıta araştırmasında tanınmaması nedeniyle kimliğinin tespit edilemediği, nüfus ve özel idare müdürlüklerinde de kayıtlarına ulaşılamadığı, miras bırakanın nüfusta kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Miras bırakan adına taşınmaz tespit edildiğine ve tapulama öncesinde de adına kayıtlı taşınmaz bulunduğuna göre böyle bir kişinin mevcut olduğu ve yaşadığı kuşkusuzdur. Kimlik bilgilerinin tespit edilememiş olması bu gerçeği değiştirmez. Hal böyle olunca mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davaların kendiliğinden araştırma ilkesine tabi olduğu da gözetilerek miras bırakanın kimlik bilgilerinin, ölüp ölmediğinin, ölmüş ise ölüm tarihinin ve mirasçılarının belirlenebilmesi için bütün imkanların kullanılması ve delillerin tam olarak toplanması gerektiği kuşukusuzdur. Ne var ki mahkemce miras bırakan hakkında bilgi sahibi olması gereken, 82 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağında imzası bulunan muhtar ve tutanak bilirkişileri dinlenilmediği gibi tutanağın dayanağını oluşturan 1340 tarih 61 sıra numaralı tapu kaydı ve dayanağı belgeler de getirtilip incelenmemiş, bu yolla miras bırakanın ölüm tarihi ve mirasçılarının belirlenme imkanının bulunduğu göz ardı edilerek hüküm verilmiş, hüküm verilirken de mirasçıları bulunamasa dahi tutanakta imzası bulunan ve tutanak düzenlenirken bilgisine başvurulan muhtar ve tutanak bilirkişileri dinlenmemiş, mirasçılar belirlenemese dahi mirasçı bırakmaksızın ölen kişinin mirasının hazineye kalacağı olgusu göz ardı edilerek hüküm verilmiştir. Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez. O halde mahkemece verilen yetki belgesine dayanarak dava açan hazinenin ispat imkansızlığı da gözetilerek tapulama tutanağında adı geçen muhtar ve tutanak bilirkişilerinin sağ olup olmadıkları araştırılmalı, sağ olanlar duruşmaya çağırılarak miras bırakanın kimlik bilgileri, ölüm tarihi, mirasçılarının kimler olduğu konularında bilgileri ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, 1340 tarih ve 61 sıra numaralı tapu kaydı ve dayanağı belgeler getirtilerek bunlar da miras bırakanın kimlik bilgilerinin belirlenmesine yarıyacak bir bilgi bulunup bulunmadığı inclenmeli, bu yolla miras bırakanın ölüp ölmediği, mirasçı olarak kimleri bıraktığı belirlenmeye çelışılmalı, miras bırakanın mirasçı bırakmaksızın öldüğünün belirlenmesi halinde mirasının son mirasçı sıfatıyla hazineye kalacağı düşünülmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın eksik araştırma, soruturma ve yersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1253, K. 2010/2241, T. 15.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2010-1253-e-2010-2241-k-4ea3a3644945