Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2009/8310 E. 2010/1191 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8310
Karar No
2010/1191
Karar Tarihi

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 02.03.2010 günü belirlenen saatte temyiz eden, ... vd. vekili Av.... ile ... ve aleyhine temyiz istenilen DSİ Genel Müdürlüğü vekili Av.... ile hazine vekili ... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. dosyadaki belgeler incelendi, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüdü. Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Tapuda kayıtlı olmayan ve tespit dışı bırakılan davaya konu taşınmazın baraj kamulaştırma sahası içerisinde kaldığı dosya içerisinde toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davacının malik olmasa dahi taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların zilyedi sıfatı ile kamulaştırma sahasında kalan muhdesatlarının bedelinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesi hükmüne göre kendisine verilmesini isteyebileceği, bu nedenle de muhdesatların kendisine aidiyetinin tespiti için dava açmakta hukuki yararının bulunduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle davacıların dava açmakta hukuki yararının bulunmadığına ilişkin hükümde gösterilen gerekçe yerinde değildir. Ne varki, aynı taraflar arasında daha önce Dicle Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/165 Esas sayılı, açılmamış sayılma kararı ile sonuçlanan dava dosyasında davacılar aynı iddiaları öne sürmüş mahkemece 16.02.2006 günlü kararla hazine aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, DSİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 30.05.2006 gün ve 2006/4202-6542 E.K. sayılı ilamı ile kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat davasında muhdesat bedeline hükmedilebilmesi için davacıların öncelikle muhdesatın kendilerine ait olduğunu ispatlamaları gerektiği, bu konuda açılmış bir dava sonucunda verilmiş kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı gibi görülen dava dosyasında da muhdesatların davacılara aidiyetinin kanıtlanamadığı, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Söz konusu bu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olsa da aynı taraflar arasında aynı konuya ilişkin olarak bu dava sonucunda verilen bozma ilamının taraflar arasında görülmekte olan davada da güçlü delil oluşturacağı kuşkusuzdur. Davacı taraf görülen davada güçlü delilin aksini kanıtlamaya yetecek yeni deliller ibraz edememiştir. Hal böyle olunca bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davanın esas yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 8,25 TL harcın hükmü temyiz eden davacı taraftan alınmasına, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir ve tespit olunan 750 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak yasal düzenleme gereğince birleşerek teke indirgenen davalı tarafa verilmesine, 08.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8310, K. 2010/1191, T. 08.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2009-8310-e-2010-1191-k-e992ecdf6356