Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/905 E. 2026/4890 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/905
Karar No
2026/4890
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/569 E., 2021/808 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,

Ancak; 1.Sanıkta ele geçen kaçak eşya yönünden dosya arasında bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 45.841,68 TL; dosyada mevcut 31.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise 40.234,74 TL olarak belirlendiği ve sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtaratında bilirkişi raporunda yer alan yüksek meblağın ihtar edildiği anlaşılmakla, KEMT varakası ile bilirkişi raporundaki mevcut çelişkinin giderilmesinden sonra 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. maddesi gereğince indirim oranının belirlenmesi ve sanığa usulüne uygun olarak yeniden 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin; yine soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

2.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesinin, yakalanan eşyanın gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının suç tarihindeki bilinen değeri nazara alındığında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete aykırı olmadığının anlaşılması ve dava konusu eşyanın, hacim ve miktar itibari ile aracın taşıma yükünün ağırlıklı bölümünü oluşturduğunun tespit edilmesi karşısında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesindeki şartların oluştuğu cihetle; sanığın kolluk birimleri tarafından alınan beyanında, "aracın ... adına kayıtlı olduğunu ancak esasen kendisine ait olup resmi devir işlemlerini henüz yapmamış olduğunu" belirttiği gözetilerek, malen sorumlunun mahkeme huzurunda dinlenmesinden, olaya ve sanığın aşamalardaki çelişkili ifadelerine ilişkin beyanlarının alınmasından, alınan ayrıntılı beyanlar sonrası aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/905, K. 2026/4890, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-905-e-2026-4890-k-2d1a8a82e9be