Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/903 E. 2026/6612 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/903
- Karar No
- 2026/6612
- Karar Tarihi
HÂKİMLİĞİ : İzmir 7. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/2267 Değişik iş SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma sırasında işyerinde suç delillerinin elde edilmesi amacı ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/32944 soruşturma sayılı dosyası üzerinden 12.03.2024 tarihli arama yapılması talebinin reddine dair İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.03.2024 tarihli ve 2024/2723 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın İzmir 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19.03.2024 tarihli ve 2024/2267 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11143 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11143 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 21/01/2021 tarihli ve 2020/2002 esas, 2021/1319 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, dosya kapsamına göre, İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/03/2024 tarihli kararı ile söz konusu ürünlerin sahteliği konusunda bilirkişi raporu alınmadığı ve kolluk araştırma tutanağının bulunmadığından bahisle arama talebinin reddine karar verilmiş ise de, müşteki şirketin Türk Patent Enstitüsü marka sicilinde tescilli .... ibareli markaların sahibi olduğu, şüpheli işyerinin ise müşteki şirket ile arasında herhangi bir lisans anlaşmasının olmamasına rağmen şüphelinin www. ....com isimli internet sitesinde anılan markanın aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini satışa arz ettiğinin iddia edildiği, kaldı ki müşteki firmanın şüpheli işyeri ile arasında lisans anlaşması veya satış konusunda izni olduğunun kabulü halinde orjinal ürünlerinin satışı yapılsaydı buna rağmen müşteki firmanın şüpheli işyerini şikayet etmesinin hayatın olağan akışına uymayacağının değerlendirilmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 116/1. maddesinde yer alan "Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir" şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, soruşturmaya konu suç delillerin elde edilmesi amacıyla dosyada yer alan mevcut belgelerin arama için makul şüphenin oluştuğunun kabulü gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Şüpheli soy isminin ''...'' olmasına karşın, kanun yararına bozma isteminde ''Gecen'' olarak gösterilmesinin maddi yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,
2. İzmir 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19.03.2024 tarihli ve 2024/2267 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için, dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde karar verildi.