Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/6492 E. 2026/5654 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6492
Karar No
2026/5654
Karar Tarihi

HÂKİMLİĞİ : Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/907 Değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a aykırı davranmak eyleminden kabahatli ... hakkında, anılan Kanun'un 3/1-3. maddesi uyarınca 110.237,69 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2022 tarihli ve 2022/181 defter, 2022/166 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.01.2023 tarihli ve 2023/293 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.02.2023 tarihli ve 2023/907 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2025 tarihli ve KYB-2025/134850 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2025 tarihli ve KYB-2025/134850 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, 1- Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20/09/2022 tarihli ve 2022/3925 esas, 2022/12224 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, somut olayda ihracat bedellerinin 1567 sayılı Kanun'un 3/3-son maddesi uyarınca idarî yaptırım kararının kesinleştiği tarihten önce yurda getirildiğinin kabul edilmesi halinde, anılan düzenleme uyarınca, kabahatli hakkında uygulanacak idarî para cezasının, yurda getirilmesi gereken paranın yüzde iki buçuğu kadar olmasında zorunluluk bulunmadığı, bu oranın, yukarıda açıklanan şartların gerçekleşmesi durumunda uygulanması gereken idarî para cezasının üst sınırı olarak belirlendiği gibi, anılan Kanun'un 3/1 ve 3/3-son maddeleri birlikte değerlendirilmek sureti ile kabahatli hakkında uygulanacak idarî para cezası miktarının Hâkimlikçe somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden üst sınırdan da fazla bir oran uygulanarak tayin edilmesinde, 2-Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) 3/1. maddesinde yer alan ''(Değişik:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.'' şeklindeki düzenlemeye aykırı eylemin, 1567 sayılı Kanunun 3/3-1. cümlesinde yer alan kabahat fiilini oluşturacağı ve bu düzenleme uyarınca idari yaptırım miktarının belirleneceği, ihracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içerisinde yurda getirilmemesine karşın, idari para cezasının kesinleşmesinden önce yurda getirilmesi durumunda ise aynı Kanunun 3/3-2 ve 3. cümlelerinde yer alan hükümler dikkate alınarak 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanması gerektiği anlaşılmakla, somut olayda, kabahatli vekili tarafından dosyaya sunulan ve idari yaptırıma konu 4 ihracat işlemine ilişkin olup farklı tarihlerde ihracat bedellerinin yurda getirildiği belirtilen döviz alım belgeleri ile ihracat bedeli kabul belgelerinin sıhhat ve geçerliliği araştırılıp, idari yaptırıma konu her bir ihracat işlemi bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, yurda getirilen ihracat bedeli olup olmadığı ile yurda getirilmiş ise hangi ihracat işlemine ilişkin bedelin hangi sürede yurda getirildiği belirlendikten sonra kabahatlinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden; İdarî yaptırıma konu ihracat bedellerinin süresinden sonra ancak idarî yaptırım kararının kesinleştiği tarihten önce yurda getirildiği durumlarda, uygulanacak idarî para cezasının, yurda getirilmesi gereken paranın yüzde iki buçuğu kadar olmasında zorunluluk bulunmadığı, bu oranın, uygulanması gereken idarî para cezasının üst sınırı olarak belirlendiği sabit olmakla birlikte, muteriz tarafından gerçekleştirilen 4 farklı ihracat işlemi kapsamında yurda getirmekle yükümlü olduğu ihracat bedellerinin tamamının süresi içerisinde yurda getirilmediği gerekçesiyle, ihracat bedellerinin yüzde beşi oranında idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2022 tarihli ve 2022/181 defter, 2022/166 sayılı idarî yaptırım kararına yönelik başvurunun reddedildiği Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.01.2023 tarihli ve 2023/293 değişik iş sayılı kararı ile anılan karara yönelik itirazın reddediliği Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.02.2023 tarihli ve 2023/907 değişik iş sayılı kararında, ihracat bedellerinin süresinden sonra ancak idarî yaptırım kararının kesinleştiği tarihten önce yurda getirildiğine dair ya da idarî para cezası miktarının üst sınır olarak kabul edilen ihracat bedellerinin yüzde iki buçuğu oranında uygulanması hususunda bir kabul bulunmadığı anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı nedenler yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden; 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,

2. Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.02.2023 tarihli ve 2023/907 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/6492, K. 2026/5654, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-6492-e-2026-5654-k-e21605184fd4