Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/643 E. 2025/6134 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/643
- Karar No
- 2025/6134
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/100 E., 2024/270 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Katılan ...'ye yönelik eylemler nedeniyle zincirleme biçimde nitelikli bankacılık zimmeti suçundan mahkûmiyet, suçtan zarar görenler ..., Yüksel ..., ... ve ...'a yönelik eylemler nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan uzlaşma nedeniyle düşme, suçtan zarar gören ve katılan ...'a yönelik eylemler nedeniyle zincirleme biçimde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Katılan ... vekilinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemi yönünden; atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen katılan ...Ş vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... vekilinin bankacılık zimmeti suçundan, sanık müdafiin bankacılık zimmeti ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden hükmün niteliğine göre, bankacılık zimmeti suçu yönünden dosyanın geçirdiği safahat ve dosya kapsamı itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. I- Katılan ... Vekilinin Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Suçtan doğrudan zarar görmeyen katılan ... vekilinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, katılan ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Katılan ... Vekili ve Sanık Müdafiin Bankacılık Zimmeti Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ...Ş vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 19.009,00 TL nispi onama harcının sanıktan tahsiline, III- Sanık Müdafinin Suçtan Zarar Gören ... ve Katılan ...'a Karşı Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden ... ve ...'ın beyanları, kanuni soruşturma raporu ve bilirkişi raporları içerikleri, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre; sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Sanığın suçtan zarar gören...'ya yönelik 27.06.2007, 09.11.2007 ve 09.11.2007 tarihli eylemleriyle 96.295,00 TL, katılan ...'a yönelik 31.01.2008, 01.02.2008, 15.02.2008, 21.02.2008, 29.02.2008, 22.08.2008 ve 04.09.2008 tarihli eylemleriyle 31.515,00 TL zarara sebebiyet verdiği, 06.09.2010 tarihli bilirkişi raporu ve katılan bankanın 04.04.2024 tarihli cevabi yazısına göre; sanığın ... hesabına 26.09.2008 - 05.06.2009 tarihleri arasında 27.720,00 TL, 16.03.2010 tarihinde ise 14.425,85 TL ödeme yapmak suretiyle, ... hesabına 28.01.2008 - 22.01.2009 tarihleri arasında 40.900,00 TL, 03.03.2010 tarihinde ise 64.175,59 TL ödeme yapmak suretiyle, zararları kovuşturma evresinde tamamen giderdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık müessesesi kapsamında sanığa verilen cezalarda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.