Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/6191 E. 2026/7776 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6191
Karar No
2026/7776
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 14.10.2020 SAYISI : 2010/1097 E., 2012/632 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet

Hükümlü ... hakkında Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2012 tarihli ve 2010/1097 Esas, 2022/632 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/1. maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine, hükmün kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık denetim süresi belirlenmesine, denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına karar verildiği, hükmün katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/10433 Esas, 2015/13581 Karar sayılı ilâmıyla onanarak kesinleşmesine müteakip, sanığın 12.10.2020 havale tarihli dilekçesi üzerine Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2010/1097 Esas, 2012/632 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü hakkında kaçakçılık suçundan suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/10. maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlememesi nedeniyle düşürülmesine ilişkin hükmün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/127992 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/127992 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Her ne kadar sanık hakkında Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesince 14.10.2020 tarihli ek karar ile, Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2012 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına dair karar verildiği ve denetim süresince kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın düşürülmesine dair karar verilmiş ise de; bahse konu Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bir kararın bulunmadığı, anılan kararın cezanın ertelenmesine ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51/8. maddesinde yer alan "Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır." şeklindeki düzenleme uyarınca, cezanın infaz edilmiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın düşmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1.Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun'un 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümlerinde yer alan; "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir.

2.Hâkim veya mahkemenin, kovuşturma aşaması sonucunda verdiği karar ya da hüküm, kanun yolu incelemesi ile ortadan kaldırılmadıkça veya yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü söz konusu olmadıkça aynı davaya bakma imkânı olmadığı hâlde, mahkemenin, yeniden dosyayı ele alarak verdiği karar ya da hüküm hukuken geçersizdir. Bu hüküm veya karar, kural olarak olağan kanun yolu olan itiraz, istinaf ve temyiz yoluna konu olamayacağı gibi olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yoluna da konu olamaz.

3.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 27.10.2009 tarihli ve 2009/206 Esas, 2009/250 Karar sayılı kararında; "...Hukuken geçerli olmayan karar ve hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulması olanaklı olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu nedenlerle kabulü ile Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteminin bu nedenlerle reddine karar verilmesi” gerektiği kabul edilmiştir.

4.Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlü hakkında kaçakçılık suçundan Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2012 tarihli ve 2010/1097 Esas, 2022/632 Karar sayılı kararı ile 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine, hükmün kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık denetim süresi belirlenmesine, denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına karar verildiği, hükmün temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.

Anılan kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemece 14.10.2020 tarihli ek karar ile hükümlü hakkında inceleme konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlenmediğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, anılan düşme kararının, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu belirlenmiştir.

Şöyle ki, hükümlü hakkında Mahkemece önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunmamaktadır. Hükümlü hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği dikkate alındığında infaz aşamasında ancak 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır." şeklindeki düzenleme gereği cezanın infaz edilmiş sayılabileceği, düşme kararı verilemeyeceği anlaşılmıştır.

5.Hukuken varlık kazanmayan bir kararın kanun yararına bozma istemine konu edilmesi olanaklı değil ise de mevzuatta hukuken geçersiz nitelikteki kararların kendiliğinden yok sayılmasını düzenleyen bir hüküm de bulunmadığından hukuken geçersiz olan kararlar, olağan veya olağanüstü kanun yolları vasıtasıyla, hukuken geçersiz olduklarına ilişkin bir tespit yapılmadıkça şeklen varlığını koruyacaktır.

6.Yukarıda (3) numaralı paragrafta zikredilen YCGK, 2009/206 Esas, 2009/250 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere hukuken geçerli olmayan, yok hükmünde olan inceleme konusu kararın kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/6191, K. 2026/7776, T. 14.10.2020, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-6191-e-2026-7776-k-c81a078b4d3e