Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/4616 E. 2025/12237 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4616
Karar No
2025/12237
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/614 E., 2025/127 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kaçak akaryakıtın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'la 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Yerel mahkemece 19.03.2021 tarihinde, iddianamede müsaderesi talep edilen suçta kullanılan ... ve ... plakalı nakil araçlarına yönelik müsaderesine yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 16.04.2024 tarihli ve 2022/7671 Esas, 2024/3963 Karar sayılı ilamıyla nakil aracına ilişkin kısmın onanmasına karar verilmesi suretiyle kesinleştiği ve bozma ilamı sonrası Mahkemece bu hususta yeniden bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.

Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü,zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında teselsül esas alındığından, sanığın teselsül halindeki eylemleri bakımından son suçun işlendiği 09.05.2013 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak motorinin tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak için yatırdığı gümrüklenmiş değerin iki katı tutarın talebi halinde sanığa İADESİNE, oy birliğiyle, 09.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/4616, K. 2025/12237, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-4616-e-2025-12237-k-eb4c53e06437