Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/4437 E. 2026/5610 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4437
- Karar No
- 2026/5610
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/398 E. 2025/156 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARARLAR : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Sanık hakkında 27.09.20 13... .10.2013 Tarihli Eylemler Yönünden Yapılan İncelemede Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir
Ancak; 1.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, aynı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2.Ana dosya ve birleşen dosyalar kapsamında bozma ilâmı öncesi ve sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün takdiri indirime ilişkin bendinde yer alan ''TCK'nin 62.maddesi' ibaresinin çıkartılarak yerine ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi'' ibaresinin eklenmesi, hükmün yargılama giderlerine ilişkin (5.) bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Ana dosya ve birleşen dosya kapsamında bozma ilâmı öncesi ve sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline ile Hazineye irad kaydına," ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II.Sanık hakkında 27.12.2013 Tarihli Eylem Yönünden Yapılan İncelemede Devriye görevini ifa eden kolluk görevlilerinin bisikletle seyir halinde olan ve durumundan şüphelendikleri sanığı durdurdukları, bisikletin arkasında bulunan siyah valizi kontrol ettikleri ve içerisinde siyah poşetlere sarılı vaziyette olan 274 paket ... kaçağı sigarayı ele geçirdikleri kabul edilen olayda;
Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.05.2025 tarihli ve 2024/7-324 Esas, 2025/203 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suç delili, müsaderesi gerekecek eşya ya da kazanç kapsamında değerlendirilmesi hususunda makul şüphe duyulan kaçak sigaraların, sanığın eşyası niteliğinde bulunan ve aksi ispat edilemeyen tutanağa göre içerisinde ne olduğu görülmeyen valiz içerisinde arama kararına dayanılmaksızın elde edilmesinin mümkün olmaması ve bu hâliyle sanığın söz konusu valizin kontrolüne yönelik özgür iradesine dayanan rızasından da bahsedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanığın üstü ve eşyasına yönelik arama yapılmasına ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakmesi Kanunu’nun 116. ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun verilmiş bir adlî arama emri ya da adlî arama kararı olmadan suçun delili ve konusunu oluşturan kaçak sigaralara el konulmasına yönelik yapılan işlemlerde hukuka uygunluk görülmediğinden iş bu delilin, Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan emredici düzenleme gereğince hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle, katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.