Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/366 E. 2025/2749 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/366
Karar No
2025/2749
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/181 E., 2013/490 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya ve araç müsaderesi,araç iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî düzeltilerek onama, kısmî onama Katılma talebi olmadığından katılan sıfatı bulunmayan malen sorumlu ... adına vekilinin nakil aracı hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu, müsaderesine karar verilen nakil aracının suç tarihinde tescil sahibi olduğu anlaşılan ve açılan kamu davasından haberdar edilmeyen malen sorumlu ...'un hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Malen Sorumlu ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar edildiği halde kamu davasına katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, hükmü temyize yetkisi bulunmadığından malen sorumlu vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE, II.Katılan ... İdaresi Vekili, Sanıklar ve Malen Sorumlu ... Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin münhasıran nakil aracının iadesi kararına ve vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.İddianame ile müsaderesi talep edilmeyen kaçak sigaralar hakkında ek savunma hakkı tanınmadan müsadere kararı verilmesi, 3.İadesine karar verilen ...plakalı nakil aracının tescil sahibi olan malen sorumlu ...'ın aracı sanık ...'e suç tarihinden önce sattığını beyan etmesi, sanık ...'in de aracın kendisine ait olduğunu kabul ettiği anlaşılmakla, aracın müsaderesi için gereken şartların gerçekleştiği ve 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca müsaderenin hakkaniyete uygun olduğu cihetle; nakil aracının müsaderesi yerine, malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi olduğunun kabulü ile dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile iadesine karar verilmesi, 4.Müsaderesine karar verilen ... plakalı aracın, suç tarihli araç özet bilgilerine göre ... adına tescilli olduğu, yargılama sırasında dosyaya celp edilen araç özet bilgilerine göre suç tarihinde ...'a satılarak tescil edildiği, buna ilişkin noterde düzenlenen araç satış sözleşmesinin dosyada mevcut olduğu, sanık ...'in aşamalarda aracı ...'dan satın aldığını beyan etmesine karşılık malen sorumlu ...'ın sanığı tanımadığını beyan ettiği, suç tarihi itibarıyla aracın sahibi olan ...'un dinlenmediği anlaşılmakla, ...'un malen sorumlu sıfatıyla usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip, dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak, nakil aracının suç tarihinde sanıkta bulunma nedeni sorularak, aracın suç tarihinde sanık ...'e ait olup olmadığının, aracın müsaderesine engel olmak amacıyla yakalamadan sonra henüz şerh konulmadan aracın devredilip devredilmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde tespitinden sonra aracın müsaderesi hususunda karar verilmesi yerine, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, 5.Dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakası (KEMT) bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi'ne KEMT varakası düzenlettirilerek, eşyanın değeri ve yapılacak ihtaratlar hususunda düzenlenecek KEMT varakasındaki değerlerin esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, sanıklar ve malen sorumlu ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/366, K. 2025/2749, T. 20.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-366-e-2025-2749-k-db0d0fca627e