Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3215 E. 2025/12921 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3215
Karar No
2025/12921
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/631 Değişik İş SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB - 2025/64884 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve KYB - 2025/64884 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/07/2021 tarihli ve 2021/7-78 esas, 2021/346 karar sayılı ilâmında, "...zor alım kararı verilmesi gereken hâllerde bir kamu davası açılmamış veya açılmakla birlikte müsadere isteminde bulunulmamış ya da istemde bulunulmasına karşın bu konuda bir karar verilmemiş ise ayrı bir müsadere yargılamasına ihtiyaç duyulacağı açıktır.

Bu nedenle kanun koyucu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda güvenlik tedbirlerinden yalnızca eşya müsaderesine ilişkin bir yargılama usulü düzenlemiş ve 256. maddesinde; "Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemiş ise; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir." hükmüne yer vermiştir. Buna göre; eşyanın müsaderesine veya iadesine esas davadan sonra da karar verilebilecektir..." şeklinde belirtildiği üzere, iddianamede müsadere isteminde bulunulmamış olsa dahi karar verilip kesinleştikten sonra, katılanın Cumhuriyet savcısını aracı kılmaksızın doğrudan davayı görmeye yetkili mahkemeden müsadere talebinde bulunabileceği ve bu talebin 5271 sayılı Kanun'un 257. maddesi uyarınca duruşma açılarak Mahkemesince değerlendirilebileceği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE İhbarnamede sanığın isminin ... yerine, ... olarak yazılmasının maddi hata olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2024 tarihli ve 2024/631 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3215, K. 2025/12921, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-3215-e-2025-12921-k-5dacc11d1179