Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/2969 E. 2025/10941 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2969
- Karar No
- 2025/10941
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1300 E., 2025/78 K. ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi SUÇTAN ZARAR GÖREN : Tarım ve Orman Bakanlığı SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı
Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlemin 30.01.2012 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği 06.10.2020 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.