Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/168 E. 2025/2092 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/168
Karar No
2025/2092
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/71 E., 2022/115 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2012 tarihli ve 2011/530 Esas, 2012/511 Karar sayılı kararı ile sanık ...'in 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 8/4. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. ve 52. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair kararının, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.06.2013 tarihli ve 2012/18310 Esas, 2013/12153 Karar sayılı ilâmıyla düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmesini müteakip, sanığın uyarlama yargılaması talebi üzerine 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebinin kabulü ile sanığın, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası delâletiyle 3/5, 3/10, 3/22, 5/2.fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/71 Esas, 2022/115 Karar sayılı kararı, yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 26.03.2022 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/60264 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmiş, Dairemizin 14.03.2024 tarihli kararı ile ek görüş talebiyle tevdii edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/3148 sayılı Tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle gereği düşünüldü: I. İSTEM I- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 Tarihli ve KYB - 2023/60264 Sayılı Kanun Yararına Bozma İsteminin; “Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/06/2015 tarihli ve 2015/1808, 2015/27252 karar sayılı ilamı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 2018/346-25 sayılı ilamında yer alan, "...Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet kararı olmadığı gibi, davayı esastan sonuçlandıran bir hüküm değildir." şeklindeki açıklamalar karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin sanık lehine kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, ayrıca olağanüstü ve istisnaî kanun yolu olan kanun yararına bozmanın aleyhe tesir etmeme ve sonuca etkili bir durum meydana getirmeme yasağının da uygulama alanı bulamayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; Sanığın hakkında yeniden suç işlemeyeceği yönünde tutum ve davranışları itibari ile kanaat oluşması, kamu zararının da giderilmiş olması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; dosyada yer alan adli sicil kaydında sanığın daha önceden işlediği kasıtlı suçlarına ilişkin kayıtların yer aldığı, bu halde sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2025 Tarihli KYB - 2025/3148 Sayılı Kanun Yararına Bozma İsteminin; "1-Dosya kapsamına göre; 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin birinci fıkrasında hüküm altına alınan "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir." şeklindeki düzenlemeye göre hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için aktif bir durum göstererek 7242 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 15/04/2020 tarihinden itibaren doksan gün içinde, suç konusu eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi gerektiği, somut olayda ise sanığın bu süreden sonra 24/01/2022 ödeme yapması nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde, 2-Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede, Sanığın hakkında yeniden suç işlemeyeceği yönünde tutum ve davranışları itibari ile kanaat oluşması, kamu zararının da giderilmiş olması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; dosyada yer alan adli sicil kaydında sanığın daha önceden işlediği kasıtlı suçlarına ilişkin kayıtların yer aldığı, bu halde sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde;isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamelerindeki talepler yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2022/71 Esas, 2022/115 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 12.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/168, K. 2025/2092, T. 12.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-168-e-2025-2092-k-8dfe407eb948