Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/1429 E. 2026/7451 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1429
Karar No
2026/7451
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/911 E., 2015/990 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Yerel Mahkemece verilen kararın, sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Dosya kapsamına göre; Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarihli ve 2014/911 Esas, 2015/990 Karar sayılı kararına ilişkin tebligatın sanığın son bildirdiği adres yerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nu 21/2. maddesine göre yapıldığı anlaşılmış ise de;

Sanık hakkında Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarihli ve 2014/911 Esas, 2015/990 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezasına ilişkin kararın temyiz edilmeksizin 17.02.2016 tarihinde kesinleştiği; adlî para cezasının 12.08.2016, hapis cezasının ise 04.03.2017 tarihlerinde yerine getirildiği,

Bu nedenlerle hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün kesinleştirildiğinden haberdar olan sanığın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 15.01.2024 tarihli dilekçe ile eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiin eski hale getirme talebi ile temyiz isteğinin,1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla REDDİNE, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık ... hakkında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnameye aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun sanık müdafiinin temyizinin süresinde olmadığından bahisle eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı ilâmında da kabul edildiği üzere; sanık ...’ya yokluğunda verilen mahkûmiyet kararının, sanığın bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında 05.10.2015 tarihli savunmasında belirtmiş olduğu adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10. maddesine uygun olarak tebliğ edilmeden doğrudan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca MERNİS adresine yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle tebligatın usulüne uygun olmadığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sanık müdafiin eski hale getirme talebinin kabulü ile temyizinin öğrenme üzerine süresinde kabul edilmesi ve esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılması gerektiği, ancak;

Sanığın, incelemeye konu 27.10.2014 suç tarihli eylem yönünden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği suçun işlendiği 27.10.2014 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle CMK.nun 223/8. madde ve fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 24.06.2026

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/1429, K. 2026/7451, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-1429-e-2026-7451-k-cb339751fcd1