Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/8017 E. 2025/5245 K. – Firar

Konu: Firar

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8017
Karar No
2025/5245
Karar Tarihi
Konu
Firar

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/89 E., 2023/977 K. SUÇ : Firar HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Hükmün esasını oluşturan kısa karar ve hüküm fıkrasında suç adının kanun maddesindeki tanımına göre "firar" yerine "Askerî Ceza Kanununa Muhalefet" şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.

(K.D.) (K.D.) KARŞI OY

Sanık ... hakkında firar suçundan dolayı açılan davada Kara Kuvvetleri Komutanlığı Erzurum 9. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 2013/1617 Esas sayılı dosyasında sanığa verilen HAGB kararının 24.02.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresinde 18.10.2015 tarihinde ihbara konu suçunu işlediği bunun üzerine mahkemece dosya tekrar ele alınıp yapılan yargılamalar sonucunda HAGB konusu suça ilişkin olarak 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun 66/1-a, Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri gereğince neticede 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılıp TCK 63. maddesi gereğince 1 günlük gözaltı süresinin mahsubuna ve sanık hakkında TCK 53.maddesinin uygulanmasına yönelik verilen karar daire heyetimizin çoğunluğunca onanmış ise de bu karann bozulması gerekeceği düşüncesiyle iştirak edilmemiştir.

Çünkü; Denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklayan mahkemenin önceki hükmü tamamen ortadan kaldırıp yeniden bir hüküm oluşturduğundan Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Daire uygulamalarındaki yerleşmiş içtihatlarına göre yargılama aşamasında kuracağı her yeni hükmünde ayrı bir gerekçe taşıması gerektiği tartışmasız bir konudur.

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli 2013/830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere; CMK’nın 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına dair kararda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekmektedir.

Kısaca somut olayda yerel mahkemenin sanığın üzerine atılan suçtaki yargılama sürecinde en son açıklanması geri bırakılan hüküm yönünden de usulüne uygun olarak bir gerekçe oluşturması gerekirken sadece önceki karar gerekçesine atıfta bulunarak hüküm oluşturulması hukuka aykırı olup gerekçesizlik nedeniyle söz konusu kararın bozulması düşüncesinde olduğumuzdan karşı oy yazmak gerekmiştir. 14.04.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/8017, K. 2025/5245, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-8017-e-2025-5245-k-b9a01f789cba