Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7384 E. 2025/253 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7384
Karar No
2025/253
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/262 E., 2024/173 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesindeki 15 günlük temyiz sürenin Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararlara ilişkin olarak düzenlendiği, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce verilip Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin "15 gün" olarak belirlenmesi suretiyle sanığın temyiz süresi yönünden yanıltıldığı anlaşıldığından 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "05.09.2014-13.04.2015" şeklinde gösterilmesi yerine "19.03.2015" olarak gösterilmesi gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; sanık hakkında kurulan hükümde, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1/c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, sanığın kendi alt soyu dışında kalan kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiği hususu ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişikliğin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin 3. maddesinin çıkartılarak yerine "15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2. maddesi ile 53/3-1. cümlesinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/7384, K. 2025/253, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-7384-e-2025-253-k-ad6173860377