Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7007 E. 2024/10238 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7007
- Karar No
- 2024/10238
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/107 E., 2020/228 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili kamu davasına katılma talebinde bulunduğu halde talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri, yerel Mahkemece verilen gerekçeli kararda sanık hakkında cezanın bireyselleştirilmesi işlemini tatbik ederken eşyanın değerinin pek hafif olması olgusundan hareketle sanığın cezasını 1/3'üne kadar indirilerek gerekçesiz ve muğlak biçimde takdiri indirim nedeni tatbik edilerek adlî para cezasına hükmedilmesi nedeniyle hukuka aykırı olan hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanığın temyiz sebepleri, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken adlî para cezasına hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II.GEREKÇE Olay günü .... plakalı tankerin Divriği ilçesinde bulunan Acarlar Maden Ocağı sahasına yakıt getireceği ve araç şoförünün maden ocağında çalışan işçilere satmak amacıyla kaçak sigara getireceği ihbarı üzerine maden ocağı sahasına gidildiğinde ihbar edilen aracın dışında, aracın önünden arka istikametine ikinci ve üçüncü lastikler arasında toprak zemin üzerinde üç ayrı siyah poşet içerisinde sigaraların olduğu ve poşet ağızlarının açık olduğu görülerek yapılan aramada 100 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık savunmasında, suça konu sigaraları şantiyede birlikte çalıştığı arkadaşlarına içmeleri için aldığını, arkadaşlarının kendisine paralarını daha önce verdiklerini beyan etmiştir. Ele geçen ve iddianamede müsaderesi talep edilmeyen suça konu sigaralar hakkında mahallinde her zaman işlem yapılması mümkün görülmüştür. Sanıktan ticari miktarda ve mahiyette kaçak eşya ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1-10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10 ve 3/23. maddeleri ile aynı Kanun'un 5/2. maddesi olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, 2-15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; Etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, soruşturma aşamasında usulüne uygun şekilde ihtar yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının açıkça bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3-28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/8. maddesinde yapılan değişiklikten önce işlenen suçlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği gözetilerek, objektif koşullar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel hali bulunmayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden ve kamu zararından haberdar olmayan sanığa davaya konu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde 5271 sayılı Kanun'un 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4.Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin katılma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.