Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4376 E. 2025/6200 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4376
- Karar No
- 2025/6200
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1602 E., 2024/513 K. SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2022/775 Esas, 2023/629 Karar sayılı kararı ile sanığın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 30/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 52,53,62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye karar verilmiştir. B.İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.03.2024 tarihli ve 2023/1602 Esas, 2024/513 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiin istinaf başvuruları üzerine sanığın 6769 sayılı Kanun'un 30/1, 5237 sayılı Kanun'un 43, 52,53,62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu ürünlerin müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğini ifade ettiğine, kovuşturma aşamasında bilirkişi raporu alınmadığına, ürünlerin tartışmaya mahal vermeyecek şekilde aldatıcı niteliğini gösterir rapor bulunmadığına, halihazırda ürünlerin bulunmadığına, sanığa bilgilendirme yapılmadan suça konu ürünlerin sanığa yediemin olarak bırakıldığına, suçun faili olarak yargılanan sanığa ürünlerin yediemin olarak teslim edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, mevcut durumda da suça konu ürünler olmadan denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçlandığı taklit ürünlerin kayıp olduğuna, sanığın yargılama makamının elinde olmayan ürünler yönünden cezalandırıldığına, sanığa gerekli bilgilendirme yapılmadan teslim edilen ürünlerle ilgili Bodrum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/692 Esas sayılı dosyası üzerinden de yargılama yapıldığına, olmayan ürünler üzerinden müsadere kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın beraati gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Adlî aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116. maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119. maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. Dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısının 29.09.2017 tarihli ve sanığın iş yerinde marka taklidi ürünlerin bulunup bulunmadığının tespiti yönündeki talimatı üzerine 10.10.2017 tarihinde sanığın iş yerinde katılanlar adına tescilli markaların taklidi ürünlerin tespiti üzerine sanık hakkında 6769 sayılı Kanun uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama kararı bulunmadığı gibi, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve Kanun'a aykırı olduğu, sanığın aşamalardaki savunmasında suçlamaları kabul etmediği, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkumiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.03.2024 tarihli ve 2023/1602 Esas, 2024/513 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.