Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4139 E. 2025/2000 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4139
Karar No
2025/2000
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/12 E., 2024/141 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da yurda girişinden hemen sonra kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında bulunduğu, bu suçtan zarar görenin Gümrük İdaresi olduğu, kamu davasından haberdar edilmeyen ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyize hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin ilk cümlesi ve ikinci cümlesi kapsamında kalmakla birlikte, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3/10. maddesi kapsamında olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7/2. maddesi uyarınca eyleme suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan hükümlerin tatbikinin gerektiği, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında verilen 11.02.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 19.03.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 24.09.2014 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-(c) maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlediği tarih arasında zamanaşımının 4 yıl 6 ay 5 gün süre ile durduğu, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-(a) maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.09.2009 tarihli mahkeme huzurunda savunma alma işlemi olduğu ve bu tarihten, hükmün açıklanmasına karar verildiği tarihe kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, nakilde kullanılan sanığa ait iki atın iadesine, atlar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin iadesine, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4139, K. 2025/2000, T. 11.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-4139-e-2025-2000-k-3d779db915b8