Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/2360 E. 2025/11619 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2360
Karar No
2025/11619
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/478 E., 2023/231 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2019/7275 Esas, 2021/3577 Karar sayılı ilâmıyla nakil aracının iadesine ilişkin kararın onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, katılan vekilinin nakil aracına yönelik sınırlı temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.

Şereflikoçhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2014 tarihli ve 2013/330 Esas, 2014/19 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın mahkûmiyetine hükmedildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmekle sanık ... hakkında yeniden duruşma açılarak hüküm kurulmasının hukukî değerden yoksun olduğunun tespiti ile;

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinden sonra, 3/10. maddesi gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Kanun'un 3/23. maddesi ile 5/2. maddesinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken lehe yasa değerlendirmesi yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtilmekle;

Sanık ... yönünden; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 10.10.2013 olduğu,

Sanığa ilişkin Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/775 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 06.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 15.11.2013 olduğu gözetilerek, suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.Gümrüklenmiş değerin suç tarihi itibarıyla "normal" sınırda değerlendirilmesi gerekirken "fahiş" olarak değerlendirilmesi neticesinde yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi uyarınca Şereflikoçhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2014 tarihli ve 2013/330 Esas, 2014/19 Karar sayılı hükme yönelik aleyhine temyiz bulunmayan sanık ...'nun cezada kazanılmış hakkı gözetilerek bozma öncesi verilen ve sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil eden 3 yıl hapis ve 100,00 TL adlî para cezası üzerinden cezasının infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5.Sanığın tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden adı geçen sanık hakkındaki hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/2360, K. 2025/11619, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-2360-e-2025-11619-k-a6efd9ad9ea2